12 Ocak 2021 Salı

ÇEKİRDEK

 

3- Çekirdek :
Hücrenin ortasında bulunan, bir zarla sitoplâzmadan ayrılan, hücredeki bütün yaşamsal faaliyetleri (büyüme, bölünme ve onarım) yöneten ve kontrol eden (sitoplazmadaki en büyük) kısımdır. Çekirdeği alınan hücre yaşayamaz. Kırmızı kas hücresi ile karaciğer hücrelerinde birden fazla çekirdek varken bakteriler ve alyuvarlar hücrelerinde çekirdek bulunmaz. (Bir zarla sitoplâzmadan ayrılmamıştır). (Bakteri, alyuvar ve mavi yeşil algler hariç, bütün hayvan ve bitki hücrelerinde bulunur).
Çekirdek; çekirdek zarı, çekirdek öz suyu, çekirdekçik ve kromatin iplik olmak üzere 4 kısımdan oluşmuştur.

a) Çekirdek Zarı :
Çekirdeği sitoplâzmadan ayıran ve hücre zarına benzeyen çift katlı zardır. Üzerinde madde giriş çıkışını sağlayan delikler (porlar) bulunur.

b) Çekirdek Öz Suyu :
Çekirdeğin içini dolduran ve sitoplâzmaya benzeyen sıvıdır. (İçinde organik ve inorganik maddeler ile nükleik asitler bulunur).

c) Çekirdekçik :
Çekirdek öz suyu içinde bulunan, bir veya birkaç tane olan yapıdır. RNA (denilen nükleik asit) ve protein üretiminde (sentezinde) görevlidir.

d) Kromatin İplik :
Çekirdek öz suyu içine dağılmış olan uzun, ince ve iplik şeklindeki yapılardır. Bir hücrenin sahip olduğu özellikler ile ilgili bilgiler kromatin ipliklerde saklıdır. (Diskete benzet).
Hücre bölünmesi sırasında kromatin iplikler kısalıp kalınlaşarak kromozomları oluştururlar. Kromozomlar bir canlıya ait bütün özellikleri taşıyan yapılardır. Canlıya ait bütün özellikler, kromozomların üzerinde bulunan genlerde saklıdır. Genler birleşerek DNA (Deoksiribo Nükleik Asit) molekülünü oluştururlar. DNA molekülü bir canlıya ait bütün özellikleri (saç rengi, saç şekli, göz rengi, kulak yapısı, boy uzunluğu, yaprak genişliği, tüy rengi gibi) belirleyen yapıdır.
İnsandaki vücut hücrelerinde 46 kromozom bulunur.
(Hücrenin kontrolü, büyüme ve gelişimi DNA tarafından yürütülür. DNA, organik baz, şeker ve fosfattan oluşmuş çift zincirli büyük bir moleküldür. Çekirdekli hücrelerde, DNA’lar çekirdekte, kloroplâstta ve mitokondrilerde bulunur).






3- Bitki ve Hayvan Hücrelerinin Benzerlikleri :

1- Çıplak gözle görülemeyip mikroskoplarla görülürler.
2- Hücre zarı bulunur.
3- Sitoplazma bulunur.
4- Çekirdek bulunur.
5- Koful bulunur.
6- Mitokondri bulunur.
7- Ribozom bulunur.
8- Endoplazmik retikulum bulunur.
9- Golgi aygıtı (cisimciği) bulunur.


 

 

 

 

4- Bitki ve Hayvan Hücreleri Arasındaki Farklar :

           Bitki Hücresi                                                             Hayvan Hücresi


1- Hücre zarının dışında hücre                             1- Hücre zarının dışında hücre duvarı

duvarı vardır.                                                           Bulunmaz.
2- Şekilleri genelde köşelidir.                              2- Şekilleri genelde yuvarlaktır.
3- Plastitleri vardır.                                             3- Plastitleri yoktur.
4- Sentrozom bulunmaz.                                     4- Sentrozom bulunur.
5- Kofulları büyük ve az sayıdadır.                      5- Kofulları küçük ve çok sayıdadır.
6- Genelde lizozom bulunmaz.                             6- Genelde lizozom bulunur.

5- Hücre Zarından Maddelerin Geçişi :
Hücre zarı seçici-geçirgen özelliktedir ve her madde hücre zarından geçemez.
Hücre zarı ; • Küçük moleküller büyük moleküllere göre,
• Nötr maddeler iyonlara göre,
• Yağda çözünenler maddeler, çözünmeyen maddelere göre,
• (-) iyonlar, (+) iyonlara göre daha kolay geçerler.
Hücre zarından madde geçişi pasif taşıma ve aktif taşıma olmak üzere iki şekilde gerçekleşir.

a) Pasif Taşıma :
Maddelerin taşınmasında hücre enerji harcamıyorsa bu taşımaya pasif taşıma denir. Pasif taşımada madde, çok yoğun ortamdan (çok olduğu yerden) az yoğun ortama (az olduğu yere) geçer. (Arabanın yokuş aşağı inmesi).
Pasif taşıma osmoz ve difüzyon olmak üzere iki şekilde gerçekleşir.

• Osmoz : Çözen maddenin (sıvının) çok yoğun ortamdan az yoğun ortama
geçmesi.
• Difüzyon : Çözünen maddenin çok yoğun ortamdan az yoğun ortama geçmesi.

b) Aktif Taşıma :
Maddelerin taşınmasında hücre enerji harcıyorsa bu taşımaya aktif taşıma denir. Aktif taşımada madde az yoğun ortamdan çok yoğun ortama geçer. (Arabanın yokuş yukarı çıkması).

c) Turgor :
Çok yoğun ortama konan hücrenin su alarak kofulunun büyümesi ve kofulun hücre çeperine basınç uygulamasına turgor, bu basınca da turgor basıncı denir. (Tuzlu suda bekleyen hücrenin saf suya konması).


ÖRNEKLER :

1- Şekerin suda çözünmesi, kolonyanın kokusunun etrafa yayılması difüzyondur.
2- Bir bitki hücresi kendinden daha yoğun tuzlu su veya şekerli su ortamına konursa su kaybederek büzülür. Bu olay osmozdur.
3- Tuzlu su veya şekerli su ortamındaki hücre, saf suya konursa hücre su alarak şişer. Bu olay osmozdur.

6- Günümüzde Kullanılan Hücre Teorisi :
Günümüzde kullanılan hücre teorisine göre;
1- Bütün canlılar, bir ya da daha çok hücreden oluşur.
2- Hücre, canlının en küçük görev ve yapı birimidir.
3- Hücre, kendinden önceki hücrelerin bölünmesiyle oluşur.
4- Hücrede, canlıya ait bilgileri taşıyan maddeler (DNA) bulunur.

1. Alternatif Etkinlik : Mikroskobun Keşfi
Amaç : Mikroskobun keşfi ile ilgili verilen bilgilerin değerlendirilmesi ve
soruların cevaplandırılması.
Yapılacaklar : • Etkinlikte verilen metin öğrencilere okutulur.
• Metnin sonundaki sorular öğrencilere yöneltilir.
• Alınan cevaplarla öğrencilerin düşüncelerini paylaşmaları ve mikroskobun önemini algılamaları sağlanır.

1. Etkinlik : Canlının En Küçük Yapı Birimi
Amaç : 1. Aşamanın amacı bitkilerin hücrelerden oluştuğunun kavranmasıdır.
2. Aşamanın amacı ağız içi epitel hücresinin temel kısımlarını görerek hayvan hücresini tanımak.
Yapılacaklar : • I. Aşamada;
– Öğrenciler gruplara ayrılır.
– Etkinlik sırasında bistüri kullanılacağı için öğrenciler uyarılır.
– Soğan bistüri yardımıyla dörde bölünür.
– Bir parça soğanın bir yaprağı çıkartılır ve pens yardımıyla soğanın bu yaprağından zarı ayrılır. Ayrılan zar büyüteç ile incelenir.
– İncelenen zar üç parçaya ayrılır ve her biri birer lam üzerine konur.
– Damlalık yardımıyla birinci lama bir damla su, ikinci lama bir damla yeşil gıda boyası, üçüncü lama bir damla siyah mürekkep damlatılır. Arada hava kabarcığı kalmayacak şekilde üzerine lamel kapatılır.
– Hazırlanan örnekler mikroskopta incelenir ve gözlemler deftere çizilir.
– Etkinlik sonunda öğrencilerin hücre duvarı, hücre zarı ve çekirdeği gözlemlemeleri beklenir.
– Soğan zarında görülen yapıların hayvanlarda bulunup bulunmadığı sorulur.
• II. Aşamada;
– Temiz bir lamın üzerine damlalık yardımıyla bir damla su damlatılır.
– Yanağın üç yüzeyi ya da dilin üst kısmı kürdanla hafifçe sıyrılır
– Yanak veya dilden örnek alınırken dokulara zarar vermemeleri konusunda öğrenciler uyarılır..
– Kürdanın ucu ile lam üzerindeki su damlacığı içerisinde bir süre küçük daireler çizilir.
– Damlacığın üzerine hava kabarcığı kalmayacak şekilde lamel kapatılır ve mikroskopta incelenir.
– Öğrenciler mikroskopta üst üste binmiş hücre kümeleri görebilir ve bunlardan birine dikkatleri çekilir.
– Hazırlanan örnekteki lamelin kenarına damlalık yardımıyla metilen mavisi damlatılır ve örnek yeniden incelenerek gözlemler deftere çizilir.
• Bitki ve hayvan hücrelerine ait gözlemlenen resimler öğrencilere çizdirilir ve kendi resimleriyle gerçek resimler karşılaştırılır.
• Gözlenen hücrelerin gerçekte üç boyutlu olduğu fakat mikroskopta iki boyutlu göründüğü belirtilir.
• İnsan hücrelerinin hayvan hücresi olup olmadığı konusunda insanların da memeli hayvan olduğu vurgulanır.
• Sonuca Varalım Kısmında;
– Soğan zarı hücresi köşeli, epitelyum hücre dairesel.
– Soğan zarı hücresinde hücre duvarı bulunur, epitelyum hücrede bulunmaz.
– Bitki hücreleri ve hayvan hücrelerinde gözlenen yapılardan bazıları ortak olarak bulunur.

4. Etkinlik : İki Dost Hücre
Amaç : Hikaye okutularak soruları cevaplamaları istenir. Bu sayede bitki ve hayvan
hücresinin temel kısımlarını ve bu hücreler arasındaki benzerlik ve farklılıkları öğrenmeleri sağlanır.
Yapılacaklar : • Tahta iki kısma bölünür. Birinci kısma bitki ve hayvan hücresinin
benzerlikleri, ikinci kısma da bitki ve hayvan hücresinin farklılıkları öğrenciler sayesinde yazdırılır.
• Hikayeden faydalanılarak hücrede bulunan yapılar ve görevlerinin neler olduğu açıklanır.
• Bitki ve hayvan hücreleri arasındaki benzerlik ve farklılıklar açıklanır.

5. Etkinlik : Doğru Çıkış Hangisi?
Amaç : Verilen soru ve cümlelerin doğruluğunun kontrol edilmesini sağlamak.
Yapılacaklar : • Bu etkinlik ödev olarak verilir.
• Cümlelerin doğru veya yanlış olması durumuna göre doğru çıkış 1.
çıkıştır.

6. Etkinlik : Hücrelerdeki Benzerlik ve Farklılıklar
Amaç : Bitki ve hayvan hücrelerinin benzerlik ve farklılıklarının belirlenmesini
sağlamak.
Yapılacaklar : • Bu etkinlik ödev olarak verilir.
• Bitki ve hayvan hücreleri arasındaki benzerlik ve farklılıklar yazılır.

7. Etkinlik : İstasyon Etkinliği
Amaç : Hücreyle ilgili temel kavramların uygulanmasının sağlanması.
Yapılacaklar : • Sınıfta üç grup oluşturulur ve gruplara isim verilir.
• Sınıf içinde bitki ve hayvan hücresine ait üç istasyon kurulur.
• Hikaye İstasyonu; Birinci istasyonda hücreleri anlatan hikaye yazılır.
• Resim İstasyonu; İkinci istasyonda hücreleri tanıtan resim çizilir.
• Slogan İstasyonu; Üçüncü istasyonda hücreyle ilgili slogan yazılır.
• Her istasyondaki bekleme süresi en fazla 5 dakikadır.
• Elde edilen ürünler sınıf panosunda sergilenebilir.
 




 

 

SİTOPLAZMA

 2- Sitoplâzma :

Hücre zarı ile çekirdek arasını dolduran yumurta akı kıvamındaki renksiz sıvıya sitoplâzma denir. Sitoplâzmanın yapısında % 90 oranında su bulunurken geriye kalan kısmını da protein, karbonhidrat, yağ (asidi), vitamin, madensel tuzlar, enzim, glikoz, salgı (hormon) ve organeller bulunur. ( % 65–90’ ını su oluşturur ). (Sitoplazma bozulduğunda hücre de ölür).

Sitoplâzmanın Özellikleri :
1- Canlıdır.
2- Renksizdir.
3- Suda çözünmez (suya karışmaz yani kolloid yapıdadır) (Kolloid, parçacık büyüklüğü 1–100 mm olan maddedir)
4- Hücre zarından geçemez.
5- Yarı saydamdır.


Sitoplâzmanın Görevleri :
Sitoplâzma hücredeki beslenme, solunum, dolaşım, boşaltım, üreme, sindirim gibi bütün yaşamsal faaliyetlerin (canlılık olaylarının) gerçekleştiği yerdir. Sitoplâzmada yaşamsal faaliyetleri gerçekleştiren yapılara organel (organcık) denir. Sitoplâzmada bulunan organellerin görevleri farklıdır.

Sitoplâzmada Bulunan Organeller :
Sitoplâzmada farklı görevlere sahip olan; endoplazmik retikulum, ribozom, mitokondri, lizozom, golgi aygıtı (cisimciği), koful, sentrozom, plastitler gibi organeller bulunur.

1- Mitokondri :
Bakteriler ve alyuvarlar denilen kan hücresi dışında bütün hücrelerde bulunur.
Hücre içerisine alınan besin maddelerinin oksijen gazı ile parçalanarak enerji üretilmesini sağlar. (Yani hücre içerisinde solunum olayında görevlidir).
Vücutta enerji ihtiyacı fazla olan karaciğer, kas ve sinir (beyin) hücrelerindeki mitokondri sayısı diğer hücrelerdekinden daha fazladır.

2- Koful :
Bitki hücrelerinde büyük ve az sayıda, hayvan hücrelerinde küçük ve çok sayıdadır. (Genç bitki hücrelerinde küçük ve çok sayıda, yaşlı bitki hücrelerinde büyük ve az sayıdadır).
Koful, hücre içerisine alınan su ve besinler ile hücrede oluşan atık maddelerin depolanmasını ve bu atık maddelerin hücre dışına atılmasını sağlar. Bu nedenle hücre içerisinde depolamada ve boşaltımda görevlidir.

3- Plastitler :
Hayvan hücrelerinde olmayıp sadece bitki hücrelerinde bulunur. Görevlerine göre kloroplast, kromoplast ve lökoplast olarak üç çeşittir. (Mitokondriye benzer. Fakat büyüktür. Hücre bölünmesinden bağımsız olarak bölünüp çoğalırlar).

a) Kloroplast :
Bitkilerin yeşil renkli kısımlarında (yaprak ve yeşil gövde) bulunan yeşil renkli plastitlerdir. Kloroplast, klorofil maddesini (pigmentini) taşır ve fotosentez olayı burada gerçekleşir. Klorofil maddesi bitkiye yeşil renk verir ve fotosentez olayında görevlidir.
(Yeşil rengi Klorofil a ve b moleküllerinden gelir. Başka renk molekülleri de vardır ama sayıca azdır).


b) Kromoplast :
Bitkilerin yeşil dışındaki organlarının hücrelerinde bulunur. Bitkilerin çiçek ve meyvelerine sarı (ksantofil=limon) kırmızı (likopin=domates) ve turuncu (karoten=havuç) renklerini veren plastitlerdir. Erik ve elmada başlangıçta yeşil daha sonra kırmızı veya başka renge dönüşür. Meyve olgunlaşırken yeşil rengi veren kloroplast daha sonra kromoplasta dönüşür.

c) Lökoplast :
Bitkilerin ışık görmeyen ve toprak altında bulunan kök, gövde ve tohumlarında bulunan renksiz plastitlerdir. (Patates, turp, yer elması, havuç, elma).
Bol miktarda nişasta (protein ve yağ) depo ederler. ( Lökoplastlar bitkilerde nişasta denilen besin maddelerini depolarlar).
(Renk maddesi bulunmaz. Ancak ışıkta bırakılırsa lökoplastlar kloroplasta dönüşür. Örneğin patates ışıkta bırakılırsa kabuğun altından yeşermeye başlar).

4- Endoplazmik Retikulum :
Hücre zarı ile çekirdek arasında uzanan kanalcıklardır (borulardır=kanalcık sistemidir).
Hücre içerisinde madde taşınmasını (ve depolanmasını) sağlar.
Üzerinde ribozom varsa granüllü endoplazmik retikulum, ribozom yoksa granülsüz endoplazmik retikulum olarak adlandırılır.

5- Ribozom :
Virüsler hariç bütün hücrelerde bulunur. Sitoplâzma içerisinde veya endoplazmik retikulum üzerinde yer alır.
Hücre içerisinde protein üretiminde (sentezinde) görevlidir. (Karaciğer gibi protein sentezinin çokça yapıldığı hücrelerde ribozom sayısı normalden daha fazla olur). (Mikroskopta parlak tanecik olarak görünür).

6- Golgi Aygıtı (Cisimciği) :
Hücre içerisinde ter, süt, yağ, gözyaşı, tükürük, sümük, gibi salgıları (sıvıları) üreterek bunları bir zarla çevirip paketler. (Bu salgıların hücre dışına çıkması için paketleme yapılır).
Vücutta salgı üreten organların (süt bezi, ter bezi, yağ bezi, gözyaşı bezi, sümük bezi, tükürük bezi gibi) hücrelerinde golgi aygıtının sayısı normalden fazladır.
(Üst üste yığılmış torbacık şeklindedir. Bakteri dışında tüm hücrelerde vardır. Ribozomda üretilen proteinin yapısını değiştirerek salgı maddesine çevirir. Bitkideki selülozu golgi cisimciği salgılar. Salgılarını depo eder).

7- Lizozom :
Genellikle hayvan hücrelerinde bulunur, bitki hücrelerinde bulunmaz. İnsanlarda akyuvarlar, karaciğer ve dalakta sayısı fazladır ama alyuvarlar hücrelerinde bulunmaz.
Hücre içerisinde büyük besin maddelerinin (moleküllerinin) parçalanmasını (sindirilmesini) sağlar. Ayrıca hücre içerisinde yaşlanan ve yıpranan organellerin de parçalanmasını sağlar. (Lizozomun zar yapısı bozulursa hücre kendi kendini sindirir, parçalar. Bu olaya otoliz denir).
(Lizozom sindirim olaylarını salgıladığı enzim sayesinde gerçekleştirir).
(Tek zarlı torbacıklardır. En çok akyuvarda bulunur. Golgi cisimciğindeki depolanmış salgıları ilgili yerlere taşır. Bunlar sindirici özellik taşır. Böylece hücre kendi kendini sindirmesini önler).


8- Sentrozom (Sentrioller) :
Bitki hücrelerinde bulunmayıp sadece hayvan hücrelerinde bulunur.
Hücre bölünmesinde görevlidir. (Hücre bölünmesi sırasında homolog
kromozomların ayrılmasını ve iğ ipliklerin oluşmasını sağlar).
(İlkel bitkilerde de bulunabilir Hücre bölünmesinde eş kromozomları ayıran iğ ipliklerinin oluşturulmasını sağlar. Bölünme esnasında her sentriol eşlenerek yavru hücrelere giderler. Ayrıca kamçı ve sil (kirpiksi cisim) oluşturur. Demet şeklinde 9 iplikçikten oluşmuştur).

HÜCRE

 

A- CANLILIK HÜCREYLE BAŞLAR :




1- Canlıların Ortak Özellikleri :
Çevremizdeki varlıklar canlı ve cansız varlıklar olarak iki grupta toplanırlar.
Cansız varlıklar katı, sıvı ve gaz halindeki maddelerden oluşur.
Canlı varlıklar insanlar, hayvanlar ve bitkilerden oluşur. Canlı varlıkların tamamında görülen özelliklere canlıların ortak özellikleri denir. Bütün canlılarda görülmeyen özellikler ise ortak değildir. (Fotosentez yapma, yer değiştirme, iskelete sahip olma…).

Canlıların Ortak Özellikleri Şunlardır ;
1- Hücrelerden oluşma.
2- Beslenme.
3- Büyüme ve gelişme.
4- Hareket etme.
5- Solunum yapma.
6- Boşaltım yapma.
7- Çoğalma yani üreme.
8- İrkilme yani tepki verme.


2- Hücrenin Yapısı ve Görevleri :
Bir canlıyı oluşturan en küçük yapı birimine hücre denir. (Bir canlının canlılık özelliği gösteren en küçük yapı birimine hücre denir).
Doğada yaşayan canlıların tamamı hücrelerden oluşmuştur. Canlılardan bazıları tek bir hücreden, bazıları da çok sayıda hücreden oluşmuştur. Her canlıyı oluşturan hücrelerin sayısı ve büyüklüğü aynı değildir. Canlıyı oluşturan hücrelerin görevlerine göre şekli ve büyüklüğü farklı olabilir. (Bilinen en küçük hücre, bakteridir. En büyük hücre deve kuşu yumurtasının sarısı, en uzun hücre de yaklaşık 1 m uzunluğunda olan sinir hücreleri örnek olarak verilebilir).
Hücre gözle görülemeyip mikroskopla incelenir. Mikroskopla canlıları ilk inceleyen bilim adamı Lövenhuk’ tur. (16.yy da terzilik yaparken büyüteçte kumaşları incelerken mikroskobu bulmuştur). Lövenhuk incelediği göl suyunda tek hücreli canlıları görmüştür.
Hücre ilk defa 1665 yılında İngiliz bilim adamı Robert Hook tarafından bulunmuştur. Robert Hook şişe mantarını incelerken gördüğü boş odacıklara (bal peteği şeklinde) hücre adını vermiştir.

a) Hücre Sayısına Göre Canlı Çeşitleri :
Doğada yaşayan canlıların tamamı hücrelerden oluşmuştur. Canlılardan bazıları tek bir hücreden, bazıları da çok sayıda hücreden oluşmuştur. Bu nedenle canlılar hücre sayısına göre tek hücreli canlılar ve çok hücreli canlılar olarak iki grupta toplanırlar.

1- Tek Hücreli Canlılar :
Tek bir hücreden oluşan canlılara tek hücreli canlılar denir. Bakteriler, amip, mantarlar, öglena, terliksi hayvan (paramesyum) ve mavi – yeşil algler tek hücreli canlılardır.

2- Çok Hücreli Canlılar :
Çok sayıda hücreden oluşan canlılara çok hücreli canlılar denir. İnsanlar, hayvanlar, bitkiler çok hücreli canlılardır. Çok hücreli canlılarda dokular bulunur).

b) Hücre Çeşitleri :
Hücreler gelişmişlik düzeyine göre prokaryot (ilkel) hücreler ve ökaryot (gelişmiş) hücreler olmak üzere ikiye ayrılır.

1- Prokaryot (İlkel) Hücreler :
En basit yapılı hücrelerdir. Prokaryot hücrelerde çekirdek zarla çevrilmemiştir ve kalıtsal madde (DNA) sitoplazma içinde dağınık haldedir. Prokaryot hücrelerde hücre zarı, sitoplâzma ve zarsız organel olan ribozom bulunur. Ribozom dışında organelleri bulunmaz. Bakterilerin ve mavi – yeşil alglerin (su yosunlarının) hücreleri prokaryot hücredir.

2- Ökaryot (Gelişmiş) Hücreler :
Çekirdeği ve organelleri zarla çevrilmiş olan hücrelere ökaryot (gelişmiş) hücreler denir. Ökaryot hücreler hücre zarı, sitoplâzma ve çekirdek olmak üzere üç kısımdan oluşurlar.
Bazı tek hücreli canlıların, mantarların, bitkilerin, insanların ve hayvanların (çok hücreli canlılar) hücreleri ökaryot hücredir.

c) Hücrenin Görevleri :
Canlıların yaşamlarını sürdürebilmek için yaptığı beslenme, solunum, dolaşım, boşaltım, sindirim, üreme, büyüme, gelişme, gibi faaliyetlere yaşamsal faaliyetler denir. Canlılarda gerçekleşen yaşamsal faaliyetlerin tamamı hücre tarafından yapılır. Yani hücrenin görevi, yaşamsal faaliyetleri gerçekleştirmektir.


d) Hücrenin Yapısı :
Hücre dıştan içe doğru hücre zarı, sitoplâzma ve çekirdek olmak üzere üç kısımdan oluşur.








1- Hücre Zarı :
Bütün bitki ve hayvan hücrelerinde bulunan, hücreyi dış ortamdan ayıran ve hücreye şekil veren yapıya hücre zarı denir.

Hücre Zarının Özellikleri :
1- Canlıdır.
2- Seçici ve geçirgendir. Hücre zarından küçük moleküller (maddeler) (su, madensel tuzlar, vitaminler, oksijen gazı, karbondioksit gazı, glikoz, gliserin, yağ asiti, amino asit, iyonlar) geçer ama büyük moleküller (maddeler) (nişasta, yağ, protein, karbonhidrat) geçemez. Büyük moleküller (yapı taşlarına kadar) parçalandıktan sonra geçerler.
3- Esnektir.
4- Saydamdır (Işığı geçirir).
5- Çift katlıdır.
6- Protein, yağ ve az miktarda karbonhidrattan oluşmuştur.
7- Akışkandır.
8- Üzerinde madde alışverişini sağlayan porlar bulunur.

Hücre Zarının Görevleri :
1- Hücreyi dış ortamdan ayırır.
2- Hücreyi dış etkilere karşı korur.
3- Hücreye madde giriş çıkışını sağlar.
4- Hücreye şekil verir.
5- Hücreyi dağılmaktan korur.
6- Hücrelerin birbirlerini tanımasını sağlar.

Hücre Zarının Yapısı :
Hücre zarı, protein, yağ ve az miktarda da karbonhidrattan (moleküllerinden) oluşmuştur. Hücre zarında iki sıra yağ tabakası arasına gömülmüş protein molekülleri vardır ve bunlar sürekli hareket halindedirler. Hücre zarının bu modeline akıcı mozaik zar modeli denir. (Karbonhidrat molekülleri yağ ve protein molekülleri arasına gömülü haldedir. Protein ve karbonhidratların oluşturduğu yapıya glikoprotein denir. Glikoproteinler hücrelerin birbirini tanımasını sağlarlar).
Hücre zarının üzerinde por denilen delikler bulunur. Porlar hücrede madde giriş çıkışını sağlarlar.

Hücre Duvarı (Çeperi) :
Bitki hücrelerinde (bazı bakteriler, mantarlar ve bitkiler), hücre zarının üzerinde selüloz denilen maddenin birikmesiyle oluşan yapıya hücre duvarı (çeperi) denir. (Bitki hücrelerinin köşeli olmasının nedeni hücre duvarıdır).

Hücre Duvarının (Çeperinin) Özellikleri :
1- Yalnız bitki hücrelerinde bulunur, hayvan hücrelerinde bulunmaz.
2- Hücre zarının dışında bulunur.
3- Kalın, sert ve dayanıklıdır.
4- Cansızdır.
5- Tam geçirgendir. Üzerinde madde geçişine izin veren delikler bulunur.
6- Selüloz denilen maddeden yapılmıştır.
7- Hücreye şekil verir.


10 Ocak 2021 Pazar

 


Mevsimler ve İklim 



1- Mevsimlerin Oluşumu

Dünyanın iki türlü dönme hareketi olduğunu önceki yıllarda öğrenmiştiniz. Dünya hem kendi etrafında hem de güneşin etrafında dönüyor. Kendi etrafında dönmesi sonucunda gece-gündüz olayı gerçekleşiyor. Güneşin etrafında dönmesi sonucunda da mevsimler oluşuyor.

Dünya, Güneş'in etrafında dönerken, yılın belirli bölümlerinde Güneş ışınlarının dünyaya düşme açıları değişir. Bunun nedeni, dünya eğik bir eksende dönmesidir. Dünya, 23˚27’ (23 derece 27 dakika)'lık bir açıyla döndüğü için Güneş ışınları her yere aynı açıyla düşmüyor. Dünyanın farklı noktalarında farklı sıcaklıklar oluşur. Bu farklı sıcaklıklar da mevsimler olarak adlandırılıyor.

Dünya'nın eğik bir açıyla dönmesi sonucunda Güneş ışınları bazı bölgelere dik, bazı bölgelere de eğik açıyla düşer. Dik açıyla düşen yerlerde sıcaklıklar yüksektir. Eğik açıyla düştüğü yerlerde sıcaklıklar düşüktür. Bölgeler arasındaki mevsimlerin geçişlerini gösteren 21 Aralık, 21 Mart, 21 Haziran 23 Eylül gibi geçiş tarihleri ortaya çıkıyor.

21 Aralık; Bu tarihten itibaren Güney Yarımkürede yaz, Kuzey yarımkürede kış mevsimi yaşanmaya başlar. Güney yarımkürede en uzun gündüz, Kuzey yarımkürede en uzun gece yaşanır.

21 Mart; Kuzey yarımkürede İlkbahar, Güney yarımkürede Sonbahar başlangıcıdır. Bu tarihte her iki yarımkürede de gece-gündüz saatleri eşittir.

21 Haziran; Bu tarihten itibaren Güney Yarımkürede kış, Kuzey yarımkürede yaz mevsimi yaşanmaya başlar. Güney yarımkürede en uzun gece, Kuzey yarımkürede en kısa gece yaşanır.

23 Eylül; Kuzey yarımkürede Sonbahar, Güney yarımkürede İlkbahar başlangıcıdır. Bu tarihte her iki yarımkürede de gece-gündüz saatleri eşittir.

Güneş ışınları kutup bölgelerine hiç bir zaman dik açıyla düşmez. Bu nedenle kutup bölgelerinde sıcaklık sürekli düşüktür.

2-İklim ve Hava Hareketleri

a) Hava Olayları; Geçmiş yıllarda dünyanın gözlemlenebilir katmanlarının hava, su ve yer katmanları olduğunu öğrenmiştiniz. Dünyayı saran hava tabakasına atmosfer denir. içeriğinde; oksijen, azot, su buharı, karbondioksit gibi gazlar bulunuyor. Atmosfer, Güneş'in zararlı ışınlarını süzme, canlıların nefes almasını sağlamasının yanı sıra hava olaylarının gerçekleşmesini de sağlıyor. Atmosferde oluşan değişimler hava olayları olarak adlandırılıyor.

Atmosferde oluşan yağış, rüzgar, nem gibi olaylar hava olaylarını oluşturuyor. Hava olaylarını inceleyen, araştıran bilime meteoroloji deniyor.

b) Basınç Alanları; Atmosferde sıcaklık farkından dolayı alçak ve yüksek basınç alanları oluşuyor.
Alçak basınç alanı; Hava sıcaklığının arttığı yerlerde oluşuyor. Çevresine göre basınç düşüktür. Gökyüzü kapalı ve bulutludur. Yağış olması ihtimali yüksektir.
Yüksek basınç alanı; Hava sıcaklığının azaldığı yerlerde oluşuyor. Çevresine göre basınç yüksektir. Hava açıktır. Yağış görülme ihtimali düşüktür.

c) Rüzgar Oluşumu; Hava sürekli hareket halindedir. Isınma ve soğumaya bağlı olarak basınç farklılıkları sonucu yatay şekilde gelişen hava olayına rüzgar denir. Yüksek basınç, alçak basınca doğru hareket ettiğinde rüzgar oluşuyor.

d) Yağışlar; Yeryüzüne yakın alanlarda kırağı, çiy; gökyüzüne yakın yerlerde yağmur, kar, dolu olayları gerçekleşir.
Kırağı; Havadaki su buharının toprağa yakın yerlerde donarak kristal hale gelmesidir.
Çiy; Yeryüzüne yakın su buharının soğuk nesneler üzerinde yoğunlaşması sonucunda oluşan su damlacıklarına denir.
Yağmur; Atmosferdeki su buharının yoğunlaşarak sıvı halde yeryüzüne düşmesidir.
Kar; Atmosferdeki su buharının yoğunlaşarak buz kristalleri halinde yeryüzüne düşmesidir.
Dolu; Isınarak gökyüzüne yükselen su buharı, soğuk hava katmanına rastladığında donarak, buz kütlesi halinde yeryüzüne tekrar düşmesine denir.

Hava Olaylarını Bilmenin Günlük Yaşama Etkileri

Meteoroloji bilimi hava tahmini sayesinde günlük yaşamın ve işlerin planlanmasına yardımcı oluyor. İnşaat sektörü, çiftçiler, denizciler, deniz ve hava ulaşımı gibi sektörler hava durumuna göre işlerini planlıyorlar. İnsanlar hava durumuna göre yakacaklarını, besinlerini, kıyafetlerini ayarlıyorlar.

e) İklim; Dünyanın herhangi bir bölgesinde uzun yıllar boyunca gözlemlenen tüm hava olaylarının ortalamasına denir. Küresel, çöl, savan, kutup iklimleri bunlara örnektir. Ülkemizde ise Karadeniz, Akdeniz ve Karasal olmak üzere üç iklim tipi görülüyor.

Klimatoloji (iklim bilimi); İklimlerin yayılışlarını, insanlar üzerindeki etkilerini, neden-sonuç ilişkisi altında inceleyen bilim dalıdır. Bu dalda görev yapan bilim insanına klimatolog denir.




Plüton

 Cüce Gezegen: PLÜTON

Çoğunlukla kayalardan meydana gelen Plüton yörüngesi etrafında bir tam turunu 248 yılda tamamlamaktadır.

Ay’ın 1/6’sı kadardır ve gaz, kaya, buzlardan oluşmuştur.

Yarıçapı 1.188.3 km’dir.

Gezegen Dokuz: Henüz direkt görülmese de dokuzuncu gezegen olarak isimlendirilmiştir. Kuiper Kuşağı’ndaki nesneler üzerinde çekim gücü ile varlığı tespit edildi. Güneş sisteminin en sonun yer almaktadır. Güneş’in etrafında bir tam tur dönmesiyle çıkan uzunluk, Dünya’nın yörüngesinden 600 kat daha uzundur.