4 Kasım 2022 Cuma

Dünya çocuk günü

 

DÜNYA ÇOCUK GÜNÜ

( Ekim ayının ilk Pazartesi günü )

 

Ekim ayının ilk Pazartesi günü Dünya Çocuk Günü' dür. Çocukların iyi yetiştirilmesi ulusların ortak sorunudur. Bu ortak sorun için ilk çalışmalar 1923 yılında başladı. İsviçre'nin Cenevre kentinde toplanan kırk ülkenin delegeleri Uluslararası Çocukları Koruma Birliği'ni kurdular. Uluslararası bu kuruluş, Birleşmiş Milletler Örgütü' nün kurulmasını izleyen yılda UNICEF' e dönüştü. UNICEF, "Birleşmiş Milletler Çocuklara Yardım Fonu"nun kısaltılmış adıdır. Birleşmiş Milletler Örgütü 1954 yılında oybirliği ile Ekim ayının ilk pazartesi gününü Dünya Çocuk Günü olarak kabul etti.

Dünya Çocuk Günü evrenseldir. Birleşmiş Milletler Örgütü' ne üye bütün ülkelerde aynı günde kutlanır. Üye ülkelerin radyo, gazete ve televizyonlarında bu günün önemi anlatılır. Çocukların bakım ve korunmasının gerekliliği üzerinde durulur.

Her millet, kendi çocuğuna geleceği olarak bakar. Çocuk çiçektir. Sevildikçe mutlu olur. Çocuklar yarının büyükleridir. Geleceğin yöneticisi ve güvencesidirler. Onların beslenme, barınma ve eğitimi her toplum için çok önemlidir. Her çocuğun eğitimi yaşadığı devlet tarafından sağlanır.

İnsanlığın mutluluğu, dünyamızın güzelleşmesi, çocukların korunmasın, iyi yetişmesine bağlıdır. Barış içinde yaşamak, güzellikleri paylaşmak, eğitimle olur. Dünya Çocuk Günü çocuklar arasında ortak duygular oluşmasını, ulusların barış içinde yaşama özlemlerinin pekişmesini amaçlar. Bu amacın gerçekleşmesi için Birleşmiş Milletler Genel Kurulu, 1959 yılında daha iyi bir yaşam, mutlu bir çocukluk dönemi için Çocuk Hakları Bildirisi' ni yayınladı.

Ülkemizde çocuklara sağlık hizmeti götürmek amacıyla çocuk hastaneleri açılmıştır. Çocuk yaşta suç işleyenlerin iyiye yöneltilmesi için Çocuk Islahevleri kurulmuştur. Büyük yerleşim merkezlerinde çocuk bahçeleri vardır. Çocukların yararlandığı çocuk kitaplıkları kurulmuştur. Öte yandan anasız, babasız çocukların korunması, bakımı, barındırılması için Çocuk Esirgeme Kurumu ve Yetiştirme Yurtları açılmıştır.

Dünyanın neresinde bulunursa bulunsun, bütün çocukların mutlu ve sağlıklı olmaları tüm ulusların ortak isteği olmalıdır. Geleceğin büyüğü olan çocuklarımıza gereken özeni gösterelim, sevelim, koruyup eğitelim. Sağlıklı toplumlar ancak bu çalışmalar ile oluşacaktır.

Dünya Çocuk Günü'nde okullarda, sınıflarda günün anlam ve önemi üzerinde durulur. Dünya Çocuk Hakları ve Türk Çocuk Hakları Bildirileri okunur. Bildirilerde belirlenen belli başlı haklar konusunda açıklamalar yapılır.

 

DÜNYA ÇOCUK HAKLARI BİLDİRİSİ

 

1-       Her çocuk bu bildiride belirtilen haklardan yararlanmalıdır. Hiç bir çocuk ırk, renk, cinsiyet, dil, din, siyasal inanç nedeniyle ayrı tutulamaz.

2-       Her çocuk korunacak ve özel bakım görecektir. Çocuğun iyi koşullar altında, zihnen, bedenen gelişmesi sağlanacaktır. Buna ilişkin düzenlemeler yasalarla güvence altına alınacaktır. Bu amaçla hazırlanacak yasalarda çocuk yararına olacak durumlar göz önünde tutulacaktır.

3-       Her çocuk doğduğu andan başlayarak isme ve yurttaşlığa hak kazanmalıdır.

4-       Çocuk, sosyal güvenlikten yararlanmalıdır. Sağlıklı büyüyüp gelişmesi için gereken her çaba gösterilmelidir.

5-       Sakat çocuklar için özel bakım ve eğitim uygulanmalıdır.

6-       Çocuktan sevgi esirgenmemelidir. Ailesi olmayan ve yoksul çocuklara özel ilgi gösterilmelidir.

7-       İlkokul eğitimi parasız ve zorunlu olarak çocuğa sağlanmalıdır. Çocuklar genel bilgilerini arttıracak, yeteneklerini geliştirecek toplumsal sorumluluklar yüklenecek biçimde eğitilmelidir. Çocuğun eğitiminden sorumlu kişiler eğitime, öğretime ayrı bir özen göstermelidir. Çocuk; bir tür eğitim olan oyun oynamak ve dinlenmek olanaklarına sahip olmalıdır. Yöneticiler çocuklara bunları sağlamalıdır.

8-       Sosyal yardım ve korunma konusunda çocuk ilk düşünülen olmalıdır.

9-       Çocuk her tür kötülük ve sömürüden korunmalıdır. Çocuk, her ne biçimde olursa olsun alım satım konusu olmamalıdır.

10-    Çocuk ırk, din ve insanlar arasındaki ayrılık yaratan baskılardan titizlikle korunmalıdır.

 

TÜRK ÇOCUK HAKLARI BİLDİRİSİ

 

                Birleşmiş Milletler Çocuk Hakları Bildirisi'nin ışığı altında Türk Çocuk Hakları Bildirisi hazırlandı. Bu bildiri 28 Haziran 1963 günü UNESCO Türkiye Milli Komisyonu 7. Genel Kurulunda kabul edildi.

1-       İyi bakım, iyi yetiştirilme ve çocuğa uygun bir eğitim, her yerde ilgi, sevgi ve yardım görme her Türk çocuğunun hakkıdır. Resmi, özel her kurum, her yurttaş bu çocuk hakkını tanımak, eldeki olanaklarla onu gerçekleştirmek yükümlülüğündedir. Sıkıntı içinde bulunan çocuğun kurtarılmasına öncelik verilir.

2-       16 yaşından önce hiç bir çocuk resmi öğrenimden alıkonularak özel işlerde çalıştırılamaz. Hiç bir şekilde sömürülemez.

3-       Her ana baba çocuğuna bakmak, onu bilgili, becerili ve en iyi şekilde yetiştirmekle yükümlüdür. Orta dereceli öğrenime devam etmeyen, edemeyenlerin gerekli bilgi ve becerileri kazanmaları için devlet kurslar açar. Ana babanın yeterli olmadığı durumlarda bu görev çocuğun birinci derece yakın akrabalarına ve devlete düşer.

4-       İlk öğrenimden sonra orta dereceli okullara devam etmeyenler, edemeyenler için teknik, tarımsal bilgi ve beceri kazandıran kurslar açılması ve bu kurlardan çocukların yararlanması için Milli Eğitim Bakanlığı, Belediye Başkanlığı ve muhtarlar işbirliği yapmakla yükümlüdür.

5-       Sakat ve uyumsuz çocukların iyileştirilmeleri, yaşama zorluğu çeken çocukların kurtarılmaları, durumlarına uygun bir meslek için kendi yaşamlarını kazanacak derecede başarılı ve güçlü yetiştirilmeleri  ana baba ile birlikte devletin ve bu amaçla kurulmuş örgütlerin ödevidir.

6-       Çocuğun korunması ile ilgili yasalar öncelikle hazırlanıp çıkarılmalı, geciktirilmeden uygulanmalıdır.

 

AÇIKLAMA -2-

 

Bugün küçüğüz. Ama yarın büyüyeceğiz. Okuyup ailemize. milletimize ve devletimize faydalı insanlar olacağız. Subay, doktor, avukat, öğretmen, hakim, mühendis, memur, tüccar olup, yurdumuza hizmet edeceğiz.

Henüz küçük olduğumuz için, her ihtiyacımızı annemiz ve babamız karşılar. Babamız dışarıdaki ihtiyaçlarımızı karşılar. Annemiz bize bakar, yiyecekleri pişirir, giyeceklerimizi diker ve onarır. Annesiz ve babasız çocuklara "Çocuk Esirgeme Kurumu" bakar.

Bir ülkenin geleceği için, çocuk çok önemlidir. Gelecekte büyüyecek olan bu çocuk, vatanına hizmet edecektir. Ailesine yardımda bulunacaktır. Bunun için, çocukların sağlıklı büyümeleri ve eğitilmeleri gerekir. Ahlaklı, dürüst, vatansever olarak yetiştirilen insanlar, vatanları için bir teminattır.

Cumhuriyet döneminde, yüce Atatürk'ün emriyle, Türk çocuklarının en iyi şekilde yetiştirilmesine çalışıldı. Sağlığına, eğitim ve öğretimine önem verildi. Çocukların okumaları için her kademede okullar açıldı. Çocuk bakım evleri, doğum evleri, çocuk hastaneleri, çocuk yuvaları kuruldu. Yardım kurumları eliyle kimsesiz çocuklara yardım edilmektedir. Okullarımızda çocukların eğitimi ve sağlığı üzerinde çok dikkatlice durulur. Anne, baba ve öğretmenler bizim çok iyi bir insan olarak yetişmemiz için uğraşırlar. Biz de, bu emekleri boşa çıkarmayalım. Çok çalışalım. Büyüklerimizin sözünü dinleyelim. Herkesle iyi geçinelim. Yoksul, kimsesiz arkadaşlarımıza yardım edelim.

Çocukların kıymetini bilen, onlara önem veren milletler, iyi bir neslin yetişmesi için çalışırlar. Okullar, çocuk tiyatroları, çocuk kütüphaneleri, çocuk parkları ve bahçeleri yaparak, çocukların en iyi biçimde yetişmelerini sağlarlar.

Gazete, dergi, kitap, çeşitli çocuk yayınları, çocukların eğitim, öğretim, kültür ve bilgi bakımından gelişmeleri için çıkarılır. Radyo ve televizyonlarda çocuklar ile ilgili programlar düzenlenir.

                Atatürk, hiç bir milletin yapmadığını Türk çocukları için yaptı. En büyük bayramımız olan 23 Nisan Milli Egemenlik Bayramı'nı bize armağan etti. Bugün bu bayram, çocuk bayramı olarak kutlanıyor. Vatanımızı düşmandan kurtaran Atatürk, Türk çocuklarından vatansever olmalarını ister. Vatanın bir karış toprağını bile canları pahasına da olsa kimseye vermemesini, gerektiğinde seve seve canlarını vermelerini ister. İyi birer yönetici olarak yurdumuzun yücelmesine ve kalkınmasına yardımcı olmalarını ister.

                Çocuklara önem veren milletler, Ekim ayının ilk Pazartesi gününü "Dünya Çocuk Günü" olarak kabul etmişlerdir. Bu günde çocukların iyi yetişmeleri ve korunmaları üzerinde durulur. Kimsesiz çocuklara yardımlar yapılır. Çocukların iyi birer insan olarak yetiştirilmelerine uğraşılır. Irk, dil, din farkı gözetilmeden bu yardım yapılmalıdır.

 

KONUŞMA

 

Sevgili Arkadaşlar!

Ekim ayının ilk Pazartesi günü, bütün dünyada çocuk günü olarak kutlanır. Çocuk sorunları ilk kez, 1923 yılında İsviçre’nin başkenti Cenevre’de yapılan bir toplantıda tartışılmıştır. Bu toplantıda, “Uluslar arası Çocukları Koruma Birliği” adıyla bir birlik kurulmuş ve benimsenen çocuk hakları, “Cenevre Bildirisi” adıyla yayınlanmıştır. Daha sonra birçok ülkede, “Çocuk Esirgeme Kurumları” kurulmuştur.

1946 yılında yapılan, ikinci uluslar arası toplantıda çocuk hakları daha da geliştirilmiştir. 1953 yılında ise çocuk sorunlarıyla ilgilenme görevi, “UNICEF”e verilmiştir. UNICEF, Birleşmiş Milletler Çocuklara Yardım Fonu’nun kısaltılmış adıdır. 1954 yılında yapılan UNICEF toplantısında, Ekim ayının ilk Pazartesi gününün Dünya Çocuk Günü olarak kutlanması kararlaştırılmıştır.

Ülkemiz, çocuklara hak tanıyan ilk ülkelerdendir. Ne yazık ki günümüzde, kimsesiz ve bakıma muhtaç çocukların sayısı hızla artmaktadır. Her köşe başında karşılaştığımız ve “Sokak Çocukları” dediğimiz binlerce çocuk, bakıma, sevgiye ve ilgiye muhtaçtır. Bu çocuklara yardım en önemli görevlerimizden olmalıdır.

Birleşmiş Milletler Genel Kurulu, 1959 yılında çocuk hakları bildirisi yayınladı. Bu bildirideki en önemli ifadeler şöyledir:

 

1.        Hiç bir çocuk ırk, renk, cinsiyet, dil, din, siyasal inanç nedeniyle ayrı tutulamaz.

2.        Her çocuk korunacak ve özel bakım görecektir.

3.        Her çocuk doğduğu andan başlayarak isme ve yurttaşlığa hak kazanmalıdır.

4.        Her çocuk, sosyal güvenlikten yararlanmalıdır. Sağlıklı büyüyüp gelişmesi için gereken her çaba gösterilmelidir.

5.        Sakat çocuklar için özel bakım ve eğitim uygulanmalıdır.

6.        Hiç bir çocuktan sevgi esirgenmemelidir. Ailesi olmayan ve yoksul çocuklara özel ilgi gösterilmelidir.

7.        İlköğretim parasız ve zorunlu olarak çocuğa sağlanmalıdır. Çocuk; bir tür eğitim olan oyun oynamak ve dinlenmek olanaklarına sahip olmalıdır.

8.        Sosyal yardım ve korunma denildiğinde, ilk akla gelen çocuk olmalıdır.

9.        Çocuk her tür kötülük ve sömürüden korunmalıdır.

10.     Çocuk ırk, din ve insanlar arasındaki ayrılık yaratan baskılardan titizlikle korunmalıdır.

Bütün çocuklar için, daha güzel bir gelecek diliyorum...

 

DÜNYA ÇOCUK GÜNÜ

Dünya çocuk gününde,

Neşeliyiz hepimiz.

Bizi mutlu yapana,

Çok teşekkür ederiz.

 

Evet bugün küçüğüz,

Yarın büyüyeceğiz.

Sizin işlerinizi,

Bizler yürüteceğiz.

 

"Çocuk umuttur" diye,

Büyük Ata'ma minnet!

Bekliyoruz sizlerden,

Himaye, sevgi, şefkât.

Hayriye GARİBOĞLU

ÇOCUK

Çocuk deyip geçmeyin,

Onun da dünyası var.

Güzel- çirkin seçmeyin,

Her çocuk şefkât arar.

 

Bir kez düşün kendini,

Çocuktun daha önce.

Eksik etme sevgini,

Bir küçüğü görünce.

 

O, yuvada bir çiçek,

Sonra meyve verecek.

Toplum doğacak ondan,

Ülkemiz yükselecek.

İbrahim ŞİMŞEK

ÇOCUKLUK

Affan Dede’ye para saydım,

Sattı bana çocukluğumu.

Artık ne yaşım var ne adım;

Bilmiyorum kim olduğumu.

 

Hiçbir şey sorulmasın benden;

Haberim yok olan bitenden.

Bu bahar havası, bu bahçe;

Uçurtmam bulutlardan yüce.

 

Havuzda su şırıl şırıldır.

Zıpzıplarım pırıl pırıldır.

Ne güzel dönüyor çemberim;

Hiç bitmese horoz şekerim!

Cahit Sıtkı TARANCI

ÇOCUK

Böyle çıtır çıtır

Çıtırdamazdı ocaklar

Sen olmasan.

 

Mırıl mırıl

Ninni bilmezdi dudaklar

Sen olmasan.

 

Neye yarardı oyuncaklar

Sen olmasan.

 

Ve soğurdu, yavrum, kucaklar

Sen olmasan.

Arif Nihat ASYA

 

BİZ YARININ BÜYÜKLERİ

Bir güneşiz yarınlara,

Sevgi yazdık alınlara,

Açılmışız ufuklara,

Amacımız hep ileri,

Esmer, sarı, beyaz, zenci,

Biz yarının büyükleri.

 

Bin hayat var çalışmakta,

Bin sevinç var başarmakta,

Bir çiçeğiz şu toplumda,

Amacımız hep ileri,

Esmer, sarı, beyaz, zenci,

Biz yarının büyükleri.

 

Kalpte sevgi, çıktık yola,

Barışçıyız hep kol kola,

Tüm çocuklar mutlu ola,

Amacımız hep ileri,

Esmer, sarı, beyaz, zenci,

Biz yarının büyükleri.

Kenan AKANSU

ÇOCUK

Sıhhatine önem verip,

Sağlam çocuk büyütmeli.

Temiz, güzel duyguları,

Her çocuğa öğretmeli.

Bilmeliyiz, çocuklardır,

Yarının büyükleri,

Onlar bir gün yönetecek,

Dünyadaki devletleri.

          Mini mini çocuklara,

          Candan sevgi beslemeli.

          Çalışkanı, temizleri,

          Bulup bulup hep sevmeli.

          Nerede görsek düşkün çocuk,

          Sıcak ilgi duymalıyız.

          Acısına dertlerine

          Biz de ortak olmalıyız.

Barış olsun, savaş olsun,

Çocukları sevmeliyiz.

Hepsine de değer verip,

Kıymetini bilmeliyiz.

Hasan ŞEN

YEŞİL ÇAĞ

Sizin yaşınızda olmak ne iyi çocuklar

Ne iyi

Asıp düşünceyi bulutlara

Hür kelebekler gibi

 

Sizin elleriniz ne ince çocuklar

Ne ince

Solmasın sevinciniz

Deli bir rüzgar değince

 

Sizin gözleriniz ışıl ışıl çocuklar

Işıl ışıl

Duymayın körpe yüreklerinizde

Endişesini kışın

 

Yalnız sizin sevginiz gerçek çocuklar

Yalnız sizin

Sizde mavisi, sizde rüzgarı

Gök ve denizin.

İlhan GEÇER

 

BİR ÇOCUK BAHÇESİNDE

Çocuklar beni de alın içerinize,

Ben de güzel oyunlar oynamayı bilirim,

Çocuklar, imreniyorum şimdi size,

Yıllar oluyor ki kırıldı çemberim.

 

Benim de devleri vardı masallarımın,

Keloğlan kahramanıydı sihirli dünyamın,

Periler uyurdu altında kiraz dallarının,

Bir çini kadar zengindi içi dünyamın.

 

Benim de sapanlarım vardı söğüt dalından yapılı

Benim de kuşlarım vardı kafessiz ve şen,

Bir güzel evim vardı ki altın kapılı,

Benim de bir annem vardı ağlarken gülen.

 

Ceyhun Atuf KANSU

BEBEĞİN DUASI

Beşiğimi

Yapsam gemi

Kürek yapsam

Ellerimi

          Bir büyüsem

          Tıpış tıpış

          Bir yürüsem

Bir konuşsam

Sonra sussam

Cicilerle

İncilerle

          Bir büyüsem

          Badi badi

          Bir yürüsem.

Mustafa Ruhi ŞİRİN

DÜNYA ÇOCUKLARI

Yaşamak gerekiyorsa eğer,

Bir çocuk oyunu kadar renkli olsun.

Dünyayı kardeşlik dallarında,

Uçan kuşlar doldursun.

Sen dargınlık ağacı barış ve yemiş ver.

 

Birleşiniz bütün dünya çocukları,

Kalp kırılmadıkça sürüp gider oyun.

Yorulunca bir dost sesiyle uyuyun,

Sabah, kalbinize örtsün şafakları…

 

Tanrım yorgunluktan koru bu ayakları,

Bu küçük ayaklar böyle hep beraber

Oraya, o kardeş bayramına gider

Kucaklaşır bütün dünya çocukları.

Ceyhun Atuf KANSU

 

TÜRK ÇOCUKLARIYIZ

Alın açık başlar dik,

Yurtta yavru arıyız.

Göğüs kalkan, kol çelik

Biz Türk çocuklarıyız.

 

Bizi kimse yenemez,

Yüce bayrak inemez;

Hür sesimiz dinemez,

Biz Türk çocuklarıyız.

 

Düşmanıyız yatanın,

Kuvvetiyiz vatanın,

Yolundayız Ata’nın,

Biz Türk çocuklarıyız.

 

Özgürlük, ulus, vatan;

Damarda bunlar atan,

Yurda şeref, şan katan,

Biz Türk çocuklarıyız.

Mustafa YILMAZKAYA

ÇOCUKLAR KARDEŞ OLDU MU

Daha bir ballanır uyku

Çocuklar kardeş oldu mu

Barışır artık kurt kuzu

Çocuklar kardeş oldu mu

 

Düşler denizine doğru

Mutluluk bin yelken açar

Her yürek bir altın pınar

Çocuklar kardeş oldu mu

 

Daha bir ışıldar akarsu

Çocuklar kardeş oldu mu

Kucaklaşır batıyla doğu

Çocuklar kardeş oldu mu

 

Ne açlık kalır ne korku

Korudaki fidanlar gibi

Sevip sevip birbirini

Çocuklar kardeş oldu mu

Tahsin SARAÇ

ÇOCUKLAR

Kulak verin seslere,

Bak ne diyor çocuklar.

İçerdeki tasayı,

Yok ediyor çocuklar.

       Taşırlar ünümüzü,

       Açarlar önümüzü,

       Karanlık günümüzü,

       Ak ediyor çocuklar.

Güldürürler yüzleri,

Yaş görmesin gözleri,

Kaderdeki azları,

Çok ediyor çocuklar.

       Sesleri gönüllerde,

       Yükselir perde perde,

       Başımızı her yerde,

       Dik ediyor çocuklar.

Artarlar sayı sayı,

Olurlar teyze, dayı,

Ak yüzle yaşamayı,

Hak ediyor çocuklar.

Halil SOYUER

BEBEĞİN UYKUSU

Uyu, ışık yüzlü çocuk,

Uyu, nergiz gözlüm uyu!

Güzel olur mu yolculuk

Annen özler o uykuyu...

 

Günün altın arabası

Yüce dağlar ardındadır.

Uyandırma, sus ablası,

Uyku masal tadındadır.

 

Uyusun bir uyusun da

Yine oynar gün boyunca

Susun kuşlar, hep susun da,

Düşler görsün uça uça...

 

Uyu, ışık yüzlü çocuk

Uyu, masal kuşum uyu!

Güzel olur o yolculuk,

Dolaşırsın gökler boyu...

Coşkun ERTEPINAR

 

BEN DE BİR ÇOCUĞUM

Ben de bir çocuğum, diğerleri gibi,

Şefkatle öpülmek, sevilmek isterim.

Ellerimde tutsun büyüklerim,

Annesinin yanında bir çocuk görsem,

Kederle dolar, yaşlı gözlerim.

Ben de bir çocuğum diğerleri gibi,

Neşeyle dolup gülmek isterim.

Bir sevgi denizinde,

Açılmak sonsuza doğru.

Ninnilerle, türkülerle büyümek,

Bayramların bayram olduğunu bilmek,

Her çocuk gibi benim de hakkım.

Sıcak bir yuvadır düşlerim,

Ne olur, beni de görün,

Beni de sevin büyüklerim.

Arife HANCI

BİR DÜNYA BIRAKIN

Oynaya oynaya gelin çocuklar

El ele, el ele verin çocuklar.

     Bir vatan bırakın biz çocuklara

     Islanmış olmasın göz yaşlarıyla.

Bir bahçe bırakın biz çocuklara

Göklerde yer açın uçurtmalara.

     Oynaya oynaya gelin çocuklar

     El ele, el ele verin çocuklar.

Bir barış bırakın biz çocuklara

Ulaşsın şarkımız güneşe ve aya.

     Oynaya oynaya gelin çocuklar

     El ele, el ele verin çocuklar.

Bir dünya bırakın biz çocuklara

Yazalım üstüne sevgili dünya

     Oynaya oynaya gelin çocuklar

     El ele, el ele verin çocuklar.

Adnan ÇAKMAKÇIOĞLU

ÇOCUK ESİRGEME MARŞI

Türk çocukları, Türk çocukları,

Gözler ileri, başlar yukarı.

Yarınki hayat yurt ufukları

Her şey sizindir Türk çocukları.

          Çocuklar aziz vatan malıdır,

          Ulu ağacın birer dalıdır,

          Yardım görmeli, bakılmalıdır,

          Özü ateşli Türk çocukları.

Çocuktur hak tarihini yapan,

Hakk’a tapar çocuğa tapan,

Ey kalbi çarpan secdeye kapan,

Geçiyor, büyük Türk çocukları.

        Bakımsız çocuk cansız melektir.

        Bakımlı çocuk demir bilektir.

        Çocuk sevgisi Türk’e dilektir

        Yaşasın Türk çocukları.

Aka GÜNDÜZ

 

ÇOCUK

Çiçek olur açılır,

Koku olur saçılır,

Ondan vaz mı geçilir?

Çocuk evin şenliği,

Yurdun egemenliği...

 

Kuş olur dalımızda,

Tat olur balımızda,

Ak akçe elimizde,

Çocuk evin şenliği,

Yurdun egemenliği...

 

Çocuk baş tacımızdır,

Şifa ilacımızdır,

Tükenmez gücümüzdür

Çocuk evin şenliği,

Yurdun egemenliği...

 

En yüce dağımız o,

En güzel çağımız o,

Varımız, yoğumuz o,

Çocuk evin şenliği,

Yurdun egemenliği...

Tarık ORHAN

ÇOCUK VE BAHAR

Senin inci çiçeklerin varsa bahar,

Benim de inci dişlerim var.

Senin mavi bulutların varsa,

Benim de mavi gözlerim var.

Senin pembe ufukların varsa,

Benim de yanaklarım var.

Senin yağmurların, çiğlerin,

Şebnemlerin varsa,

Benim de göz yaşlarım var.

 

Senin denizlerin varsa,

Benim de yelkenli gemilerim var.

Senin kuşların varsa,

Benim de uçaklarım var.

Senin rüzgarın varsa,

Benim de uçurtmam var.

Senin ayın, yıldızların varsa,

Benim de bayrağım var.

Bayrağım gibi geldin yurduma

Bahar

Mehmet Necati ÖNGAY

ÇOCUK

Oynayın çocuklar tutun el ele

Sevinç neşe ile dolanın gezin,

Bu eşsiz vatanı bezeyin güle

Şanlı bayrağımız göğe yükselsin,

Atatürk yoludur yolunuz sizin.

 

Milletin baş tacı, milletin kolu

Yarının büyüğü olan çocuklar,

Sizin tuttuğunuz ışıklı yolu,

Gördükçe kalbimiz gururla dolu,

Pembeleşsin yurtta bütün ufuklar.

Ali Osman ATAK

ÇOCUK MARŞI

Türk çocukları! Türk çocukları!

Gözler ileri, başlar yukarı

Yarınki hayat, yurt ufukları

Her şey sizindir Türk çocukları!

 

Çocuklar aziz vatan malıdır,

Ulu ağacın birer dalıdır.

Yardım görmeli, bakılmalıdır,

Özü ateşli, Türk çocukları!

Aka GÜNDÜZ

(Beste: Zeki ÜNGÜR

ÇOCUK

Çiçek olur açılır,

Koku olur saçılır,

Ondan vaz mı geçilir ?

 

Çocuk evin şenliği,

Yurdun egemenliği,

 

Kuş olur dalımızda,

Tat olur balımızda,

Ak akçe elimizde,

 

Çocuk evin şenliği,

Yurdun egemenliği,

 

Çocuk baş tacımızdır,

Şifa ilacımızdır,

Tükenmez gücümüzdür,

 

Çocuk evin şenliği,

Yurdun egemenliği,

Tarık ORHAN

 

EVCİK

BEBEK

Evimize nerden geldi bu bebek.

Küçücük burnu, ağzı, elleri,

Kıpkırmızı yanakları var:

Ağlayıp duruyor sabahlara kadar.

Korkuyor çıkmaya kundaktan.

Durmadan ninni istiyor canı

Uykusunda gülüyor bazen..

 

Artık benim bir kardeşim var,

Ne iyi insanın bir kardeşi olmak...

Yarın o da benim gibi güler yüzlü

Kocaman bir çocuk olacak...

 

O zaman bütün defterlerimi, kitaplarımı

“Hepsi senin olsun” diye ona vereceğim.

Sonra bir sabah elinden tutup,

Okula götüreceğim...

Şükrü Enis REGÜ

Kapı önünde Ayşe,

Hanım hanımcık iş gördü,

Sonunda kendine göre

Bir yuva kurdu.

 

İlk ben oldum misafiri,

Güle güle otur’a gittim.

Bir yüksük-fincanda getirdiği

Hayal kahveyi içtim.

 

Kibrit kutusu şeklinde

Oturmuştuk bahçeye karşı.

Ortada hokkadan bir masa,

Üstünde örtü yerine

Yaldızlı çikolata kağıtları.

 

Gözüm gazoz kapaklarına gitti,

Sorup öğrendim; Kapkacakmış.

Toplamış sokaktan ucu yanmış kibritleri:

Bu kış odun yakacakmış.

 

Yangın yeri bir arsadan bulduğu

Cam kırıkları; Para.

Ev çevirmek kolay, diyordu,

İş tutumlu olmakta.

Ayşe’yi o anda görmeliydiniz!

Eski kadınların kanıyla evcimen

Sisli geleceklere hazırlık

Çıkmış çocuk varlığından

Zamanların ötesine tertemiz.

Ayşe’m gibi, dünyada,

Ayşe’ler dolu.

Hepsi “evcik” oynar

Öteden beri.

 

Ayşe’ler büyür,

Günün birinde

Oyun-ev’leri

Sahici olur.

 

Ama hepsinin mi?

Hepsinin değil.

 

Ayşe’lerin kimisi

Yuvadan evden yoksun

Sert rüzgarlar önünde

Güz yaprakları gibi

Boşluklara savrulur.

Behçet NECATİGİL

 

BAYRAM YERİ

 

Anne, bugün bayram,

Haydi giydir yeni elbiselerimi!

Saçımı tara, mendilimi ver.

Bugün çok güzel olmalıyım,

Elini öpeceğim babamın, amcamın,

Sonra bayram yerine gideceğim!

 

Görsen neler var bayram yerinde,

Parayla atılan tüfekler,

Hele o salıncaklar, horoz şekerleri,

Sıra sıra dizilmiş oyuncaklar,

Atlı karıncalar üstünde

Dönüp duruyor çocuklar!..

 

Şükrü Enis REGÜ

BAYRAM YERİ

 

Anne, bugün bayram,

Haydi giydir yeni elbiselerimi!

Saçımı tara, mendilimi ver.

Bugün çok güzel olmalıyım,

Elini öpeceğim babamın, amcamın,

Sonra bayram yerine gideceğim!

 

Görsen neler var bayram yerinde,

Parayla atılan tüfekler,

Hele o salıncaklar, horoz şekerleri,

Sıra sıra dizilmiş oyuncaklar,

Atlı karıncalar üstünde

Dönüp duruyor çocuklar!..

 

Şükrü Enis REGÜ

BAYRAM YERİ

 

Anne, bugün bayram,

Haydi giydir yeni elbiselerimi!

Saçımı tara, mendilimi ver.

Bugün çok güzel olmalıyım,

Elini öpeceğim babamın, amcamın,

Sonra bayram yerine gideceğim!

 

Görsen neler var bayram yerinde,

Parayla atılan tüfekler,

Hele o salıncaklar, horoz şekerleri,

Sıra sıra dizilmiş oyuncaklar,

Atlı karıncalar üstünde

Dönüp duruyor çocuklar!..

 

Şükrü Enis REGÜ

BAYRAM YERİ

 

Anne, bugün bayram,

Haydi giydir yeni elbiselerimi!

Saçımı tara, mendilimi ver.

Bugün çok güzel olmalıyım,

Elini öpeceğim babamın, amcamın,

Sonra bayram yerine gideceğim!

 

Görsen neler var bayram yerinde,

Parayla atılan tüfekler,

Hele o salıncaklar, horoz şekerleri,

Sıra sıra dizilmiş oyuncaklar,

Atlı karıncalar üstünde

Dönüp duruyor çocuklar!..

 

Şükrü Enis REGÜ

 

 GÜZEL SÖZLER

·         Çocuk bugünün yarını, yarının umududur.

·         Çocuk kokusu, cennet kokularındandır.

·         Çocuğuna değer veren uluslar ölmez.

·         Bugünün çocuğu, yarının büyüğüdür.

·         Çocuklar donmamış beton gibidir. Üzerlerine ne düşerse iz bırakır.

·         Çocuk, ulusun en kutsal varlığıdır.

·         Çocukların nasihata değil, iyi örneğe ihtiyaçları vardır.

·         Çocuk, yuvanın mutluluğudur.

·         Çocuklar geleceğin teminatıdır.

·         Çocuklar çiçektir.

Ekim 2022 enflasyon oranı ne kadar oldu



 TÜFE'deki (2003=100) değişim 2022 yılı Ekim ayında bir önceki aya göre %3,54, bir önceki yılın Aralık ayına göre %57,80, bir önceki yılın aynı ayına göre %85,51 ve on iki aylık ortalamalara göre %65,26 olarak gerçekleşti.

EN AZ ARTIŞ EĞİTİMDE

Ana harcama grupları itibarıyla 2022 yılı Ekim ayında bir önceki aya göre en az artış gösteren ana grup yüzde 0,36 ile eğitim oldu.

EN ÇOK ARTIŞ GİYİM VE AYAKKABIDA

Ekim ayında bir önceki aya göre en yüksek artış yüzde 8,34 ile giyim ve ayakkabıda görüldü. 

28 Ekim 2022 Cuma

29 Ekim Cumhuriyet Bayramı Kutlu olsun

 







29 Ekim Cumhuriyet Bayramı

 

CUMHURİYET BAYRAMI

( 28 - 29 Ekim )

 

29 Ekim 1923 ülkemizde cumhuriyet yönetiminin ilan edildiği gündür. Bugün ulusal bayram günüdür. Her yıl cumhuriyet yönetiminin ilanını 28 - 29 Ekim günleri Cumhuriyet Bayramı olarak coşkun törenlerle kutlarız.

Cumhuriyet Yönetiminden önce devletimizin adı Osmanlı İmparatorluğu idi. Osmanlı Devleti, Osman Bey tarafından 1299'da Söğüt 'de kuruldu. Osmanlı devlet yöneticisine padişah denirdi. Osmanlı Devletini altı yüz yirmi dört yılda, otuz altı padişah yönetti. Son padişah Sultan Vahdettin'dir.

Eskiden ülkelerde tek kişi egemendi. Ülkelerini diledikleri gibi yöneten bu kişilere padişah, şah, kral, hakan, sultan denirdi. Yönetim çoğu zaman babadan oğula geçerdi. Oğulun küçük olması, deli olması yönetici olmaya engel sayılmazdı. Böyle tek kişinin kendi başına buyruk, sorumsuz, denetimsiz yönetimine mutlakiyet denir. Mutlakiyet yönetiminde egemenlik kayıtsız şartsız tek bir kişidedir.

Mutlakiyetle yönetilen ülkelerde zamanla hakana, padişaha, şaha, krala yardımcı olsun diye meclis kuruldu. Meclis üyeleri halkın dileklerini yöneticiye duyurur, yasa tasarısını hazırlardı. Bu yasa taslakları hakan, padişah, şah, kral tarafından benimsendiğinde yasalaşırdı. Bu yönetim biçimine Meşrutiyet denir. Ancak meclisin yetkileri genel olarak çok sınırlıdır. Osmanlı Devletinde 1876 ve 1908 yıllarında iki kez meşrutiyet ilan edildi.

Üçüncü yönetim biçimi cumhuriyettir. Cumhuriyet'te egemenlik kayıtsız şartsız ulusundur. Ulus kendini yönetme yetkisini temsilcileri - milletvekilleri- aracılığı ile kullanır. Cumhuriyet yönetiminde yurttaşın seçme ve seçilme hakkı vardır. Seçilen temsilciler yasalar yapar, yöneticileri ulusu adına denetler. Yönetilenler dilerlerse seçimlerde yöneticilerini değiştirirler.

 

ÜLKEMİZDE CUMHURİYETİN KURULUŞU

Osmanlı İmparatorluğu'nda, ikinci Meşrutiyetin ilanından altı yıl sonra Birinci Dünya Savaşı başladı. 1914'te başlayan Birinci Dünya Savaşı'na dünyanın belli öbaşlı devletleri katıldı. Dört yıl süren savaş sonunda bizimle birlikte olan devletler yenildi. Savaş kurallarına göre biz de yenilmiş sayıldık. Ülkemiz İngilizler, Yunanlılar, Fransızlar, İtalyanlar tarafından paylaşıldı.

Ulusuna inanan, güvenen Mustafa Kemal Paşa, 19 Mayıs 1919'da Samsun'a geldi. Erzurum'da, Sıvas'ta kongreler düzenledi. Mustafa Kemal Paşa "Tek bir egemenlik var, o da Milli egemenliktir. Ülkeyi yine ulusun kendi gücü kurtaracaktır." diyordu. Yurdun dört bir tarafından gelen ulus temsilcileri -milletvekilleri- 23 Nisan 1920 günü Ankara'da Büyük Millet Meclisi'nde toplandı. Meclis, Mustafa Kemal Paşa'yı başkan seçti. Mustafa Kemal Paşa'nın önderliğinde Büyük Millet Meclisi Ulusal Kurtuluş Savaşı'nı başlattı. Bir yandan efeler, dadaşlar, seymenler bulundukları yörede düşmana karşı koydular. Öte yandan düzenli ordular İnönü'de, Sakarya'da, Dumlupınar'da savaştılar. Yurdumuz düşmanlardan kurtarıldı.

Tahtını, rahatını düşünen padişah, yenilen düşmanla birlikte yurdumuzdan kaçtı. İmzalanan Lozan Barış Antlaşması ile yeni bir devlet doğdu. Bu doğan devletin yönetim biçimi henüz belirlenmemişti.

İkinci dönem Büyük Millet Meclisi 11 Ağustos 1923'te ilk toplantısını yaptı. 13 Ekim 1923'te Ankara Başkent oldu. Atatürk ; düşmanın ülkeden atılıp sınırlarımızın belirlenmesinden sonra, çoktan beri tasarladığı cumhuriyetin ilanı üzerinde hazırlıklar yapmaya başladı. 28 Ekim 1923 akşamı yakın arkadaşlarını Çankaya'da yemeğe çağırdı. Onlara , "Yarın Cumhuriyet'i ilan edeceğiz." Dedi.

29 Ekim 1923 günü Atatürk, milletvekilleri ile görüştükten sonra taslağı hazırlanan cumhuriyet önergesi Türkiye Büyük Millet Meclisi'ne verildi. Meclis önergeyi kabul etti.

Böylece ülkemizde cumhuriyet yönetimi kuruldu. Atatürk kurulan Türkiye Cumhuriyeti'nin ilk Cumhurbaşkanı oldu. Cumhuriyet'in ilanı yurtta sevinç ve coşku ile karşılandı.

Cumhuriyet ; yurttaşların seçme ve seçilme hakkının olduğu bir yönetimdir. Ulus temsilcilerinin kabul ettiği yasalarla ülkenin yönetilmesidir. Cumhuriyet yönetiminde söz ulusundur. Cumhuriyet'i korumak, kollamak, yaşatmak her yurttaşın ödevidir.

 

CUMHURİYET NASIL İLAN EDİLDİ

 

Aşağıda cumhuriyetin ilanını meclis

muhabiri olarak izlemiş bir yazarımızın

anısını okuyacaksınız.

 

O günlerde bütün gazeteciler ve halk merakta idi. Bir yenilik var… Fakat bu nedir ? Bir türlü belli olmuyordu. Ben o zamanlar Öğüt Gazetesinde çalışıyordum. Meclisin bütün toplantılarına devam ediyordum.

Atatürk Çankaya'da kendisine konuk olan arkadaşlarına Cumhuriyet'i ilan etmenin zamanı geldiğini, bildiriyor. Bunun için anayasada değişiklik yapmak gerektiğini açıklıyordu. 28 Ekim 1923 günü konukları gittikten sonra İsmet İnönü ile birlikte anayasada ne gibi değişiklikler yapılacağını görüştüler.

1923 yılının Ekim ayının yirmi dokuzuncu Pazartesi sabahı idi. Güneşli bir hava. Samanpazarı ve Karaoğlan'dan insanlar sel gibi meclise doğru akıyordu. Kalpaklı, başlıklı, fesli erkekler ve bunların arasında kadınlar, meclisin karşısındaki Millet Bahçesi'ne meydana toplanmışlardı.

Halk Millet Meclisinin kararını merakla bekliyordu. Birçokları tanımadıkları milletvekillerine yaklaşıyor, haber soruyordu. Güneş battı. Karanlık bastı. Buna rağmen halk dağılmıyordu. Hepimiz sabırsızlıkla bir haber bekliyorduk. Meclisin dar kapısından bir milletvekili çıktı. Orada bulunan gazeteciler, hepimiz milletvekilinin etrafını çevirdik. Milletvekili :

-          Şu dakika içerde pek mutlu ve tarihsel kararlar veriliyor, dedi. Dışarıya sızan haber bu kadardı.

Akşam saat on sekiz kırk beş'ti Millet Meclisi oturumu açıldı. Donuk bir ışık. Sağda dinleyicilere ayrılmış bir yer, solda gazeteciler balkonu, ortada okul sıralarında oturmuş milletvekilleri, Atatürk yok. Bütün milletvekilleri sıkışık bir durumda oturuyorlardı. Bu sessizlik içinde İsmet İnönü : Anayasanın birinci maddesinin "Egemenlik kayıtsız şartsız milletindir. Türkiye Devletinin hükümet şekli cumhuriyettir" biçiminde değiştirilmesi için görüşme açılsın dedi. Değiştirilmesi istenen başka maddeler de vardı. Değişiklik isteği üzerine birçok milletvekili söz aldı. Heyecanlı konuşmalar yapıldı. Bu sırada milli şair Mehmet Emin Yurdakul söz alarak orada bulunanları "Yaşasın Cumhuriyet" diye bağırmaya davet etti. Bütün milletvekilleri tek bir vücut gibi harekete geçti, ayağa kalktılar. Gün görmüş gaziler, generaller, kalemleriyle, kılıçlarıyla bu memlekete hizmet etmiş kahramanlar dimdik durdular. Sonra hep bir ağızdan "Yaşasın Cumhuriyet" diye bağırdılar. Anayasa değişikliği görüşmeleri tamamlandıktan sonra değişiklik isteği oya sunuldu. Bütün eller "kabul" diye kalktı. Türkiye devletinin cumhuriyet olduğunu belirleyen değişiklik oy birliği ile kabul edildi. Saat sekiz buçuktu. Bu dakikadan itibaren Türkiye Devleti'nin adı Cumhuriyet olmuştu.

Bu cumhuriyete bir başkan seçmek gerekiyordu. Türkiye Cumhuriyeti'nin ilk Cumhurbaşkanlığı seçimine 158 milletvekili katıldı. Ankara milletvekili Gazi Mustafa Kemal Cumhurbaşkanlığına seçildi.

Bu anda Kemal Atatürk meclis salonunda göründü. Alkışlar arasında kürsüye çıktı. Herkes Atatürk'ü dinliyordu. Konuşmasını bitirdiği zaman uzun uzun alkışlandı. Gök gürültüsünü andıran alkışlar arasında Atatürk yerine oturdu.

Halk meclisin önünde bekliyordu. Cumhuriyetin ilanını ve Atatürk'ün Cumhurbaşkanı seçildiğini duyunca coştu. Bu arada 101 pare top atıldı. Top sesleri Türk ulusuna cumhuriyeti ilan ediyordu. Türk ulusu, yıllardan beri hasretini çektiği egemenliğe ve cumhuriyete kavuşmuştu.

Enver Behnan ŞAHPOLYO

 

 

CUMHURİYET BAYRAMI

Bir zamanlar yurdumuzda

Bir başka devlet varmış,

Başındaki padişah

Ne isterse yaparmış.

 

Millet onun yanında

Köle imiş, kul imiş,

Türklerin vatanında

Yıllar sürmüş bu gidiş.

 

Vatan kalmış bakımsız

Millet fakir perişan

Sönüp gitmiş eski hız

Yurda saldırmış düşman.

 

Atatürk padişaha

Düşmana karşı durmuş,

Yurdumuzu kurtarmış

Cumhuriyeti kurmuş.

İ.Hakkı TALAS

29 EKİM

Cumhuriyet bayramı

Geldi bize ne mutlu !

Bayraklarla donattık,

Güzel okulumuzu.

 

Sokaklarda, evlerde

Al bayrak dalgalanır.

Onun o al rengini

Bütün bir dünya tanır.

 

Yirmi dokuz Ekimi

Karşılarız neşeyle

Çünkü bugün erdik,

Büyük Cumhuriyet'e

 

Yürüyün arkadaşlar

Hep ileri koşalım,

Bugün bayramımız var,

Gelin bayramlaşalım.

Ali PÜSKÜLLÜOĞLU

CUMHURİYET

Al yıldızlı al bayraklar,

Her yanda dalgalanıyor.

Süslendi evler, sokaklar

Renk renk ışıklar yanıyor.

 

Yirmi üç yıl önce bugün.

Cumhuriyet kurdu millet,

Bize büyük Atatürk'ün,

Armağanı Cumhuriyet.

 

En birinci vazifemiz,

Onun yolunda yürümek.

Canımız gibi koruruz,

Cumhuriyet Türklük demek.

 

Sevinçle, sağlıkla geçsin.

Sabahımız, akşamımız.

Kutlu olsun hepimize,

Cumhuriyet Bayramımız.

Vasfi Mahir KOCATÜRK

CUMHURİYET

Biziz bu memleketin,

Kanı, iliği, eti,

Yirmi dokuz Ekim'de,

Kurduk Cumhuriyeti.

        Yirmi dokuz Ekim'de,

        Yeni bir ay parladı.

        İşte bu parlak ayın,

        Cumhuriyettir adı.

Yirmi dokuz Ekim'de,

Bütün ışıklar yansın,

Caddeler baştan başa,

Bayraklarla donansın.

        Şerefimiz var, yurdun,

        Toprağında, taşında.

        Dinç cumhuriyetimiz,

        Tam .......... yaşında.

Elele tutuşalım,

Hiç değişmez bu niyet,

Yaşasın Türk Milleti,

Yaşasın Cumhuriyet.

Halil SOYUER

 

 

 

 

 

 

 

 

29 EKİM

En güzel günümüzdür,

Demokrasi ürünüdür,

Atatürk'ün eseridir,

Yirmi Dokuz Ekimler.

       Vatandaşın hür sesi,

       Vatanımın neşesi,

       Kucaklıyor herkesi,

       Yirmi Dokuz Ekimler.

Cumhuriyet kuruldu,

Türk'ün sesi duyuldu,

Törenlerle kutlandı,

Yirmi Dokuz Ekimler.

Fethi BOLAYIR

SEN VARSIN

Millet meclisinde bulduk güveni,

Gül eyledin diken ile geveni,

Dünyada ardında bunca seveni,

Az bulunur, aziz atam sen varsın.

 

Rehber almış yaşlı, gençlik hepsini,

Meclisin yönetsin benim ülkemi,

Bir gün değil, her gün anarken seni,

Kalbimizde hep sen varsın Atatürk.

 

Yaşatmadın bize hiçbir kederi,

“Bu olmaz!” dedin, Türk’ün kaderi.

Kurmak için yüce cumhuriyeti

Sadakatten taviz vermedin ATAM.

Hakkı ÇEBİ

 

CUMHURİYET MARŞI

Cumhuriyet, cumhuriyet, en güzel şey hürriyet

Nice zahmet, nice emek verdi sana bu millet !

Gazimin sen en büyük yadigarısın bana

Nice zahmet, nice emek verdi sana bu millet !

 

Dalgalansın her tarafta şanlı Türk'ün bayrağı

Korumaktır ve yüceltmek azmimiz bu toprağı !

Bu vatan hiç sensiz olmaz, ey güzel cumhuriyet

Milletim öyle demiştir ; ya ölüm, ya hürriyet !

 

 

BAYRAK

 

CUMHURİYET

Gönül verdik,

Sana erdik.

Ey hürriyet,

Cumhuriyet.

        Herkes sever,

        Seni över.

        Ey hürriyet,

        Cumhuriyet.

Canımızsın,

Şanımızsın.

Ey hürriyet,

Cumhuriyet.

A.O.ATOK

Ey mavi göklerin beyaz ve kızıl süsü...

Kız kardeşimin gelinliği, şehidimin son örtüsü.

Işık ışık, dalga dalga bayrağım,

Senin destanını okudum, senin destanını yazacağım.

 

Sana benim gözümle bakmayanın

Mezarını kazacağım.

Seni selamlamadan uçan kuşun

Yuvasını bozacağım.

 

Dalgalandığın yerde ne korku, ne keder...

Gölgende bana da, bana da yer ver !

Sabah olmasın, günler doğmasın ne çıkar,

Yurda ay – yıldızının ışığı yeter.

Savaş bizi karlı götürdüğü gün

Kızıllığınla ısındık;

Dağlardan çöllere düşürdüğü gün

Gölgene sığındık.

 

Ey şimdi süzgün, rüzgarlarda dalgalı;

Barışın güvercini, savaşın kartalı...

Yüksek yerlerde açan çiçeğim;

Senin altında doğdum,

Senin dibinde öleceğim.

Arif Nihat ASYA

 

CUMHURİYETİMİZİN ELLİNCİ YILI MARŞI

Müjdeler var yurdumun toprağına, taşına;

Erdi Cumhuriyetim elli şeref yaşına!

Bu rüzgarla şahlanmış dalga dalga bayrağım;

Başka bir tuğ yaraşmaz Türk’ün özgür başına.

          Cumhuriyet, özgürlük, insanca varlık yolu;

          Atatürk’ün çizdiği çağdaş uygarlık yolu...

Yılları bir çığ gibi aşarak hafta hafta,

Koşuyoruz durmadan kadın erkek bir safta...

Elimizde meşale; ilke ilke Atatürk,

Işıklarla donattık ülkeyi her hafta...

          Cumhuriyet, özgürlük, insanca varlık yolu;

          Atatürk’ün çizdiği çağdaş uygarlık yolu...

Aynı kandan feyz alır bunca toprak, bunca taş.

Kılıç tutan bilekler, verdi sabanla savaş.

Tekniğin dev nabzında her adım, her dakika,

Çarklarda aynı tempo, yüreklerde aynı marş...

          Cumhuriyet, özgürlük, insanca varlık yolu;

          Atatürk’ün çizdiği çağdaş uygarlık yolu...

Biz yürekten bağlıyız elli yıldır bu yola;

“Yurtta barış” ilk hedef, “Cihanda sulh” parola.

Koparamaz hiçbir güç bizi milli birlikten;

Atamızın izinden koşuyoruz kol kola....

          Cumhuriyet, özgürlük, insanca varlık yolu;

          Atatürk’ün çizdiği çağdaş uygarlık yolu...

Yaşasın hür ulusum! Soylu gencim, benliğim!

Yaşasın şanlı ordum, sarsılmaz güvenliğim!

Ersin elli yıllarım nice mutlu çağlara;

Örnek olsun cihana devletim, düzenliğim!..

          Cumhuriyet, özgürlük, insanca varlık yolu;

          Atatürk’ün çizdiği çağdaş uygarlık yolu...

Bekir Sıtkı ERDOĞAN
(Beste : Necil Kâzım AKSES)

 

YAŞASIN CUMHURİYET

Coşkunuz, sevinçliyiz.

Ayrı, gayrı değiliz,

Bütün Türkler hep biriz,

Yaşasın cumhuriyet.

             Dünyaya şeref saldık,

             Nice ülkeler aldık,

             Alnı lekesiz kaldık,

             Yaşasın cumhuriyet.

Atatürk kalbimizde,

Yürürüz her gün biz de

Onun çizdiği izde,

Yaşasın cumhuriyet.

             Türk, askerdir doğuştan;

             Hoşlanırız boğuştan,

             Bize anadır vatan,

             Yaşasın cumhuriyet...

Yaşasın vatan ana,

Bağlıyız candan ona,

Ne mutlu Türk olana,

Yaşasın cumhuriyet.

Rakım ÇALAPALA

CUMHURİYET GÜNEŞİ

Cumhuriyetten önce,

Köle gibiydi millet.

Sade bir tek kişinin,

Emrindeydi memleket.

             Yoksulluk, bilgisizlik,

             Sardı dört yanımızı.

             Yaşardık, dişimize

             Takarak canımızı.

Düşmanlar da üstelik,

Saldırınca vatana.

Başkaldırdı Atatürk,

Yurdumuzu satana.

             Toplanıp etrafına,

             Dünyaya ateş açtık.

             Dört yıl yokluk içinde,

             Kahramanca savaştık.

Nihayet temizlendi,

Yabancılardan vatan.

Cumhuriyet güneşi,

Parladı işte o an.

             Onun ışıklarıyla,

             Kavuştuk hürriyete.

             Her gün bir bayram etsen

             Azdır cumhuriyete.

Fahrünissa ELMALI
CUMHURİYET

Tarifin fazilettir,

Başkası eziyettir.

Tek hâkimin millettir,

Cumhuriyet çok yaşa.

 

Koruyacak millettir,

Yaşaman bir servettir,

Türk olmak bir şereftir,

Cumhuriyet çok yaşa.

 

Çarpan tek bir yürektir,

Hür yaşamak gerekir,

Anmak büyük şereftir,

Cumhuriyet çok yaşa.

 

Karanlıklar yok ettin,

Dünyaya sevgi ektin,

Sen bulunmaz nimettin,

Cumhuriyet çok yaşa.

Hüseyin KARADENİZ

 

BUGÜN

Durmadan dalgalanan şanlı bayrağım,

Yurdumun en büyük bayramı bugün!

Ufuklar gül açsın, gülsün toprağım,

Yurdumun en büyük bayramı bugün!

 

Ağaçlar bezensin, dallar süslensin,

Bahçeler donansın, allar süslensin,

Ata’nın geçtiği yollar süslensin,

Yurdumun en büyük bayramı bugün!

 

Yurt için savaşmak bir şanlı düğün,

Yaşamak duygusu her şeyden üstün,

İstiklâl sevdası ufkumuzda gün,

Yurdumun en büyük bayramı bugün!

 

Bu vatan uğruna ölmek ahdımız,

Atatürk her zaman kalbimizde hız,

Şölenler kurulsun, içilsin kımız,

Yurdumun en büyük bayramı bugün!

 

Bayrağın altında yatanımız var,

Destanlar kaynağı vatanımız var,

Kanını toprağa katanımız var,

Yurdumun en büyük bayramı bugün!

Uluğ TURANLIOĞLU

BUGÜN

Tarihin yücesine,

Erdiği gün bugün.

Hürriyet bahçesine,

Girildiği gün bugün.

          Koşarak kutlu izden,

          İlk hedef Akdeniz’den,

          Sonsuz emele tezden,

          Varıldığı gün bugün.

Ünlüsü bayramların,

Şereflerin şanların,

Uğrunca ne canların,

Verildiği gün bugün.

          Alın açık, yüzler ak,

          Aydın artık her şafak,

          Kalplerin bayrak bayrak,

          Gerildiği gün bugün.

Sonucu kara bahtın,

Devrilen tacın, tahtın,

Sultanın, saltanatın,

Yerildiği gün bugün.

          Kutlu olsun ey millet,

          Canımız Cumhuriyet,

          Zaferin demet demet,

          Derildiği gün bugün...

M. İhsan BULUR

CUMHURİYET

Genç, ihtiyar, kadın, kız,

İşte sokaklardayız.

Başımızda ay yıldız

Seninle Cumhuriyet.

 

Kurtuluş Savaşı’nın

Bize armağanısın.

İnsanım aydınlansın,

Seninle Cumhuriyet.

 

Sen özgürlük yolusun,

Güzellikler dolusun.

Yolum doğruluk olsun,

Seninle Cumhuriyet.

 

Atatürk önderimiz,

Işıklı izindeyiz.

Mutluyuz, sevinçliyiz,

Seninle Cumhuriyet.

Mehmet ŞAHİN

 

CUMHURİYET

Yirmi Dokuz Ekimde,

Cumhuriyet kuruldu

Ulus özgür sesini,

Tüm dünyaya duyurdu.

 

Cumhuriyet bizlere

Armağandır Ata’dan

Egemenlik sesleri

Yükseldi Ankara’dan.

 

Al bayrağım göklerde,

Övünçle dalgalanır.

Cumhuriyet Bayramı,

Hep kıvançla kutlanır.

Hülya ÖNEL

CUMHURİYET BAYRAMI

Ay-yıldızlı bayrağım,

Semaları donatmış.

Bugün bayram var diye,

Şafak erkenden atmış.

        Yüksek tanklar süslemiş,

        Caddeleri, yolları.

        Bugün gözler ilerde,

        Bugün başlar yukarı.

Akın akın insanlar,

Meydanlara koşuyor.

Bugün bayram var diye,

Bütün millet coşuyor.

        Bu güzel Cumhuriyet,

        Devletimin temeli.

        El üstünde yaşatmak,

        Hepimizin emeli.

İ.Hakkı TALAS

CUMHURİYET

Türk milleti savaştı

Yüce istiklâl için,

Sonunda temelini

Attı Cumhuriyetin.

        Atamızın yolunda

        Her zorluğu aşarız,

        Biz sağlam Türk gençleri,

        Neş’e ile coşarız.

Bin dokuz yüz yirmi üç

Yirmi Dokuz Ekimde,

Şan ve şeref içinde

Erdik Cumhuriyete.

       Var olsun Cumhuriyet

Yaşasın Türk Milleti,

Bizler yaşatacağız

Şanlı Cumhuriyeti.

Ali PÜSKÜLLÜOĞLU

 

 

 

GÜZEL SÖZLER

 

·         Demokrasi ilkesinin en yeni ve akılcı uygulamasını sağlayan hükümet biçimi cumhuriyettir.

·         Türk ulusunun yaratılışına en uygun olan yönetim cumhuriyettir.

·         Cumhuriyet erdeme dayanan bir yönetimdir.

·         Cumhuriyet düşünce, beden ve bilim bakımından güçlü koruyucular ister.

·         Cumhuriyet fazilettir.

·         Cumhuriyet idaresi, faziletli, namuslu insanlar yetiştirir.

·         Egemenlik, kayıtsız şartsız milletindir.

·         Cumhuriyette söz, millet tarafından seçilmiş meclistedir.

3 Ekim 2022 Pazartesi

Eylül ayı enflasyon rakamları açıklandı!



TÜİK Tüketici Fiyat Endeksi (TÜFE) yıllık %83,45, aylık %3,08 oldu.

Tüketici fiyat endeksi (TÜFE) yıllık %83,45, aylık %3,08 oldu

TÜFE'deki (2003=100) değişim 2022 yılı Eylül ayında bir önceki aya göre %3,08, bir önceki yılın Aralık ayına göre %52,40, bir önceki yılın aynı ayına göre %83,45 ve on iki aylık ortalamalara göre %59,91 olarak gerçekleşti.

Yurt İçi Üretici Fiyat Endeksi (Yİ-ÜFE) yıllık %151,50, aylık %4,78 arttı!

Yİ-ÜFE (2003=100) 2022 yılı Eylül ayında bir önceki aya göre %4,78, bir önceki yılın Aralık ayına göre %82,45, bir önceki yılın aynı ayına göre %151,50 ve on iki aylık ortalamalara göre %114,02 artış gösterdi.

TÜFE'deki (2003=100) değişim 2022 yılı Temmuz ayında bir önceki aya göre %2,37, bir önceki yılın Aralık ayına göre %45,72, bir önceki yılın aynı ayına göre %79,60 ve on iki aylık ortalamalara göre %49,65 olarak gerçekleşti.

2022 yılı Ağustos ayında TÜFE yüzde 1,46 oranında artmıştır. Ağustos ayındaki artışla birlikte yıllık enflasyon yüzde 80,21 düzeyinde gerçekleşmiştir.