Beştepe'de basın toplantısı düzenleyen Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, 2023'te geçerli olacak asgari ücreti 8 bin 506 lira olarak açıkladı. Buna göre temmuz ayına göre asgari ücrette yüzde 54,66, yılbaşına göre yüzde 100 artış gerçekleşti.
Beştepe'de basın toplantısı düzenleyen Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, 2023'te geçerli olacak asgari ücreti 8 bin 506 lira olarak açıkladı. Buna göre temmuz ayına göre asgari ücrette yüzde 54,66, yılbaşına göre yüzde 100 artış gerçekleşti.
HAYVANLARI KORUMA GÜNÜ
( 4 Ekim )
Canlılar dünyası ; insanlardan, bitkilerden, ve hayvanlardan
oluşur. İnsanların hayvanlarla olan ilişkileri çok eskilere dayanır. İlk
çağlarda insanlar, hayvanlardan korkuyorlardı. Hayvanlardan korunmak için
evlerini dağların yamaçlarına, kayalıklara kuruyorlardı. Önceleri hayvanları
sadece gıda ve yolculuk aracı olarak gören insanların zamanla bakış açıları
değişmiş, onlara şefkat göstermeye, evcilleştirmeye ve onlarla dostluklar
kurmaya başlamışlardır. İnsanlar daha ilk çağda kedi, köpek, at, koyun, sığır,
keçi gibi hayvanları evcilleştirdiler. Evcilleşen hayvanlar, insanların
yardımcısı oldu. Bu insanların çizdikleri duvar resimleri bu ilişkinin
kanıtıdır.
Kurulan bu sıcak ilişki insanların, hayvanların korunması
konusunda birlikte hareket etmeleri fikrini doğurdu. İnsanlar arasında hayvan
sevenler gittikçe çoğalmaya başladı. Bu insanların amaçları hayvanlara daha iyi
davranılmasını sağlamak, onları korumak, daha sevecen davranılmasına yardımcı
olmaktır. Bu düşünceye sahip hayvan sevenler ilk kez İngiltere'de 1822 yılında
bir araya geldiler. Hayvanları korumak, insanların hayvanlara iyi
davranmalarını ve hayvanların daha iyi koşullarda beslenme ve korunmalarını
sağlamak amacıyla Hayvanları Koruma
Birliği'ni kurdular. Bu hareket daha sonra tüm dünyaya yayılmaya başladı.
Yurdumuzda Hayvanları Koruma Derneği’nin 1908 yılında kurulmasıyla
sistemli ve düzenli olarak hayvan sorunlarıyla ilgilenildi. Dernekler kuruldu,
konunun önemi gittikçe büyüyor, insanlar yıllardır hayvanlara karşı yapılan
haksızlıkların farkına vararak onları korumak istiyorlardı. . Aynı amaçlı
dernekler birleşerek Hollanda'nın başkenti Lahey'de Dünya Hayvanları Koruma Federasyonu'nu oluşturdular. 1931 yılında
toplanan bu kuruluş 4 Ekim'i Hayvanları Koruma Günü ilan etti.
Hayvanlar, duyu ve hareket yetenekleri olan canlılardır.
Hayvanların sahiplerine bağlılıkları, hayvan sevgisinin doğup büyümesine
yardımcı oldu. Pek çok kitapta, filmlerde, sahipleri için canını veren hayvan
öykülerini okur, izleriz. Hayvanları seven insanlar, hayvan hastalıklarını
iyileştirmek için çalıştılar. Bugün uygar ülkelerde hayvan hastaneleri
kurulmuştur. Veterinerler hayvan hastalıklarını belirleyip iyileştiriyorlar.
Hayvan hastalıklarına karşı önlem alınıyor. Hayvanları hastalıklardan korumak
için aşı yapılıyor.
Başlıca besinlerimiz olan et, süt, yumurta, yağ hayvanlardan
sağlanır. Giyeceklerimizin bir bölümü de hayvanların derisinden, yün ve
tüylerinden yapılır. İnsan sağlığı için gerekli olan aşı ve serumun yapılmasında
da hayvanlardan yararlanılır. Evin kedisi evdeki zararlı böcekleri ve fareleri
yakalar. Köpek evimizi ve hayvanlarımızı korur, bize bekçilik yapar. Tavuğun
yumurta ve etinden, horozun sesinden, tüyünden ve etinden faydalanırız. At,
eşek ve katır gibi hayvanların gücünden faydalanırız, yüklerimizi taşırlar,
arabalarımızı çekerler, bizi de taşırlar. Manda, inek, koyun bize süt, et
verir. Öküz tarlamızı, harmanımızı sürer, arabamızı çeker. Kafesteki kanaryanın
ötüşünü dinlemek, akvaryumdaki balıkları seyretmek bizi dinlendirir. Çiçekten
çiçeğe, ağaçtan ağaca dolaşan böcekler, bitkilerin çoğalma olayına yardımcı
olur. Çevremizdeki hayvanlardan doğrudan doğruya veya dolaylı olarak
yararlanıyoruz. Kuşkusuz akrep, yılan gibi zararlı hayvanlar da vardır. Bu
zehirli hayvanlardan kendimizi korumalıyız.
Hayvanları sevenler, insanları daha içten severler. Hayvan
dostları mutlu olmayı sevgide ararlar. Hayvanları koruyalım. Hayvanlara eziyet
etmeyelim. Hayvanları sevelim. Onlara yardımcı olalım. Hayvanları Koruma
Günü'nde öğrendiklerimizi yaşam boyu uygulayalım.
HAYVANLARIN KORUNMASI İÇİN
NELER YAPALIM
1-
Zor
durumda kalmış hayvanları koruyalım. Onların bakımına yardımcı olalım.
2-
Bakımını
üstlendiğimiz hayvanların yiyeceklerini, içeceklerini düzenli verelim. Aşılarını
zamanında yaptıralım.
3-
Hayvanlara
eziyet edilmesi insanlıkla bağdaşmaz. Öte yandan bu davranış yasalarımıza göre
suçtur. Bu suçu işleyenleri uyaralım.
4-
Kuşların,
karıncaların yuvalarını bozmayalım. Yumurtalarını almayalım. Avlanma mevsimi
dışında kesinlikle av hayvanlarını avlamayalım.
5-
Hayvanları
korkutmayalım, ürkütmeyelim. Onlara şakadan da olsa eziyet etmeyelim.
6-
Bakamayacağımız
hayvanları eve almayalım. Biz almazsak belki bakabilecek biri alır.
7-
Yiyecek
artıklarımızı, özellikle ekmeği, çöplüğe atacağımıza yakınımızda bulunan hayvan
besleyicilerine verelim.
8-
Sapanla
kuş avlamayalım. Avlamak isteyenlere engel olalım.
Sevgili Arkadaşlar!
Hayvanların, insan yaşamında büyük önemi vardır. İlk
evcilleştirilen hayvanların köpek olduğu sanılıyor. Sonraki zamanlarda ise
koyun, keçi, at, boğa, tavuk ve kedi gibi hayvanlar evcilleştirilmiştir.
Her canlının, doğadaki dengenin korunmasında bir rolü vardır.
Soyları bilinçsizce tüketilen canlılardan sonra, doğada büyük sorunlar
yaşanmaya başlamıştır. Artık günümüzde, nesilleri tükenmekte olan hayvanları
korumak için büyük gayretler gösterilmektedir.
Sevgili arkadaşlar! Hayvanlara işkence yapmak bir insanlık
suçudur. Hayvanlara acımayanların, insanlara hiç acımayacağını söylüyor bilim
adamları. Zor durumda kalmış hayvanlara mutlaka yardım etmeliyiz. Kuşların,
karıncaların yuvalarını bozmak, yumurtalarını almak çok kötü bir davranıştır.
Hayvanları korkutup ürkütmek, sapanla kuş vurmak, şakadan da olsa,
istemedikleri gibi davranmak da kötüdür. Bakımını üstlendiğimiz hayvanların
yiyeceklerini, içeceklerini düzenli vermeli, aşılarını yaptırmalıyız. Yiyecek
artıklarını, hayvanlara veya hayvan besleyicilerine vermeliyiz.
Hayvanlara daha iyi davranılmasını sağlamak isteyen İngiliz
hayvanseverler, 1822 yılında bir araya gelerek “Hayvanları Koruma Birliği”ni
kurdular. Hayvanları koruma amacıyla yurdumuzda açılmış olan ilk dernek, 1908
yılında kurulmuş olan “Hayvanları Koruma Derneği”dir. Dünyadaki hayvan koruma
derneklerinin bir araya gelerek oluşturdukları “Dünya Hayvanları Koruma
Federasyonu”, 1931 yılında yaptığı toplantıda, 4 Ekim gününü “Hayvanları Koruma
Günü” olarak ilan etti.
Hayvanları Koruma Günü’nün amacı; hayvanlara karşı sevgi ve acıma
duyguları uyandırmak, onları korumak ve haklarına saygı duyulmasını
sağlamaktır.
Hayvan sevgisi, insandaki yardımlaşma, iyilikseverlik ve sevgi
gibi duyguları geliştirir.
Bugün bir hayvanı sevindirmeye ne dersiniz?
YUVA
Sordum bir gün
arıya Yok mu senin bir
yuvan Vızıldayıp
gösterdi Bana koca bir
kovan Dönüp sordum
serçeye Ya seninki
nerede Cik cik dedi
benimki Dal üstünde
tepede Annem bana o
akşam Öğütler
veriyordu Güzel güzel
dinledim Bana şöyle
diyordu Senin yuvan
ikidir Biri okul biri
ev Kıymetini iyi
bil Sev onları çok
çok sev. |
KEDİM
Kedim henüz bir
yaşında, Uyuyor soba
başında. Hem cesurdur,
hem de kurnaz, Bir tıkırtı
duyar duymaz, Uyanır aslan
kesilir, Gözleri volkan
kesilir. O geldiği günden
beri, Bizim evin
fareleri, Damdan, tavandan
indiler, Birer deliğe
sindiler. Koşup yakalıyor
hemen, Yuvasından,
deliğinden. Çıkanları diri
diri, Artık bunlardan
hiç biri. Dolaplarıma
girmiyor, Kitaplarımı
kemirmiyor. Orhan Seyfi ORHON
|
KUŞLARLA
Kuşlar uçar, Ben koşarım; Onların
kanatları var, Benim kanadım
kollarım. Kuşlar kanadını
çırpar, Ben de kolumu
sallarım… Uçun kuşlar,
uçun kuşlar; Hepinizle
yarışım var! Uçtu kuşlar, Bende koştum; Koştum yarı yola
kadar; Ta önüme bir
uçurum Çıktı, orda
kaldım naçar. Yoo, çekemem
öyle kurum! İsterseniz,
haydi tekrar Yarışırız…Uçun
kuşlar! Tevfik FİKRET |
GÖÇMEN KUŞLAR
Gittiniz hep
dizi dizi, Bıraktınız
ülkemizi, İlkbaharda gene
gelin, Unutmayın sakın
bizi. Gelmeden kış,
yağmadan kar, Gidin, gidin
güzel kuşlar, Uzak güney
illerinde, Bol yiyecek, bol
güneş var. Türkülerle
gidersiniz, Kim gösterir
size yol, iz ? Ürkütmez mi
kalbinizi, Yüce dağlar,
coşkun deniz ? Gökte olup sıra
sıra, Kayboldunuz
ufuklarda, Göçmen kuşlar,
güzel kuşlar, Yine gelin
ilkbaharda!… Zeki TUNABOYLU |
KUZUM
Mini mini bir
kuzum var, Çayırlarda gezer
oynar. Hep arkamdan
koşar, gelir, Yaramaz pek
neşelidir. Yanından ayrılsam biraz, Hemen yanık yanık meler. Kırdaki otlara doymaz, Daha ister neler neler. Şeker, arpa,
fıstık, üzüm, Çok bilmiştir
iki gözüm. Dr. Ali Rıdvan
UNAR
|
SERÇELER
Bir gün gelir,
geçer bu geceler Tırtıllar tırmanır
yapraklara Damla damla
sızmaz dudaklara Kalbin
kaynağından bu heceler Alnı işleyerek
düşünceler Gözyaşı döker
zambaklara Ve üşüşür olgun
başaklara Akşamın
dallarından serçeler. Ahmet Muhip
DIRANAS
|
KEDİM
Ne güzel bir
kedisin, Mırıl mırıl
edersin. Gözlerin ateş
saçar, Seni gören
fareler kaçar. Kuyruğunu
sallarsın, Delikleri
koklarsın. Sen de olmazsan
eğer, Evlerde hep fare
gezer. Arife HANCI
|
TEKİR İLE MİNİK KUŞ Tekir kedi
acıkmış, Bir ağaca
tırmanmış, Avını düşünerek, Beklemeye
başlamış. Biraz sonra kuş
gelmiş, Kediye
"cik, cik" demiş, Tekir ona
acımış, Minik kuşu
yememiş. Ülker ORDU
|
|
NE GÜZELDİR HAYVANLAR Evimizde
yaşarlar, Elimize
bakarlar, Türlü işe
yararlar, Evcilleşmiş
hayvanlar. Ne güzeldir tavuklar, Folluk dolu yumurtalar, Hep bal yapar arılar, Ne güzel şu hayvanlar. Sütlerini
içeriz, Kimisine
bineriz, Öküzle çift
süreriz, Yararlıdır
hayvanlar. Kılları var, yünü var, Süzgün bakar mandalar, Kedi, eşek ve atlar, Ne güzel şu hayvanlar. Arabaya koşarız, Uzun yollar
aşarız, Güçlerine
şaşarız, Ne güzel şu
hayvanlar. Ormanları süslerler, Gece, gündüz öterler, Bize, dostluk ederler, Çok tatlıdır, hayvanlar. Hasan ŞEN |
RENGİN
Beyaz kedim, Siyah kedim, Sarı kedim, Adı
"Rengin" olsun dedim. Rengin ablamın adıdır; O şimdi kızacak bana, Fakat öğretmenim söyledi ya? Rengin demek renkli demek, Bunda ne var
gücenecek ? Lâkin ablam, Rengin ablam. Hain ablam. Sofra başında dün akşam, Astı bana çehresini. Belki biraz hakkı vardı, Çünkü Rengin onun adı, Fakat ne var
gücenecek; Rengin demek,
renkli demek; Benim kedim de
üç renkli, Hem de benekli. Beyaz kedim, Siyah kedim, Sarı kedim, Adı "Rengin" olsun dedim. Tevfik FİKRET |
LEYLEK
Akşam oldu, sen
de yuvana döndün Ayrı ayrı
doyurdun yavrularını. Artık rahatsın
Hacı Leylek İstediğin gibi
takırdatabilirsin gagalarını! Hep yollarda mı
geçecek ömrün ? Yazın burda, Kışın başka
yerdesin.. Yuvandan
ayrılacağın için mi Böyle
düşüncelisin ? Nasıl dayanıyor
o uzak yola Zayıf vücudun , İnce, uzun
bacakların ? Söyle hangi
memlekette geçirecek O güzelim yazı,
yavruların ? Yalnız biz
değiliz seni seven Bak, ne kadar
üzülüyor gidişine Şu çiçekten
çiçeğe konan kelebek. Baharı erken
getir bahçemize Olmaz mı Hacı
Leylek ?… Şükrü Enis REGÜ |
ARILAR
Emdiniz arılarım
elma çiçeklerini, Doldurdunuz
bahçenin bütün peteklerini, Şimdi tutun
baharın, tutun eteklerini, Gökte
vızıldayarak uçun, uçun arılar. Beyaz beyaz
dallara, çiçeklere kondunuz, Tepelere
çıktınız, ovalara indiniz, Bir bu çiçekten
emip, bir bu ota döndünüz, Haydi tepemden,
halka halka geçin arılar. Böğürtlenler
içinde altın bir eviniz var, Odalarınız sarı
sarı balla doldular, Beni de evinize
davet edin bu bahar, Sofranızda bana
da bir yer açın arılar. Ceyhun Atuf
KANSU
|
PAMUK KEDİM
Bir kedim var,
yumuk yumuk, Adı pamuk, kendi
pamuk. O, cin gibi gözleriyle, Mırnav mırnav sözleriyle. Güzel kedim cana
yakın, Fakat
kızdırmayın sakın. Öfkelenir birdenbire, Kendisini atar yere. Bir köşeye şöyle
siner, Biraz sonra öfke
diner. Yaklaşır da yavaş yavaş, Sevgi ister, o yumuk baş. Dostuna dost,
aslan kedim, Gel, mindere
yaslan kedim. Rıfat Necdet
EVRİMER
|
BALIKLAR
Şaşıyorum şu
küçük balıklara. Nasıl yaşıyorlar
denizde Böyle
ömürlerinin sonuna kadar ? Hiç merak
etmiyorlar mı yeryüzünü, Doğan ayı, batan
günü ? Sudan başka yer
bilmiyorlar, Ne mevsimlerin
değiştiğinden, Ne günlerin
geçtiğinden haberi var. Kıskanıyorum şu ufak
balıkları: Onların bizim
gibi Ne eli, ne ayağı
var!.. Şükrü Enis REGÜ
|
KUZUM
Mini mini bir kuzum var Tüyleri de pek beyaz Benimle koşar oynar Yaramaz mı yaramaz Gözleri iki kömür Ağzı sanki pembegül Sıçrayışı ne ömür Bağlıdır ona gönül |
MEHVEŞ’İN ADALETİ
|
KELEBEK
Yel estikçe
uçuşan Yapraklara
benziyor. Durmadan
yorulmadan Daldan dala
geziyor. Kanatları
ipektir, Bozulur
dokununca. Sanki canlı
çiçektir, Açar bahar
olunca. Ben onu çok
severim. Koşup tutmak
isterim. Fakat kaçar
yaramaz, Uçmadan
yaşayamaz. Hasan Ali YÜCEL
|
|
|
Ahmet gördü bir
koru, Düştü gönlü
hevese, Tuttu bir dişi
kumru, Koydu onu
kafese. Küçücük kız kardeşi, Dedi; “ver onu bana!” Severdi o Mehveş’i, Dedi; “Al olsun sana!” Kumrunun eşi
akşam, Boş bulunca
yuvayı, Ah çekti buram
buram, Aradı hep ovayı. Sonra buldu dostunu, Mehveş’in duvarında, |
Geldi serdi postunu, Kafesin kenarında. İki eş, gündüz,
gece, Konuşur,
sevişirdi, Mehveş dedi;
iyice Bir zalimim ben,
şimdi: Eşini ettim
esir, Yoldaşı gelmiş
ağlar, Yarab bu insan
nedir ? Niçin kuşları
bağlar ? Bu sözleri söylerken, Açtı küçük zindanı, İki kuş uçup birden, Boyladılar ormanı. Ziya GÖKALP
|
||
KİRPİCİK
Nereden gelmiş,
niçin gelmişse, Bir kirpicik
gelmiş sokağımıza. Herkeste bir
merak, bir telaş, Sorup duruyorlar
“Ayol bu da ne? Bir fenalık
yapmasın sakın, Başını
çıkarıyor, bakın, bakın...” Elbette
çıkaracak başını, Bunda şaşılacak
ne var! Kirpi olduysa
n’olmuş sanki, Hep tostoparlak
mı dursun, Hep yer altında
mı otursun, Onun hakkı yok
mu ? Bu sokaktan
geçmeye, Salına salına
gezmeye. Haydi git yuvana
dost kirpicik, haydi git Hiç korkma. Bizim olduğu
kadar da senindir, Bu güzel dünya. Hasan Latif SARIYÜCE
|
KÜMES HAYVANLARI
Tavuklar
haykırıyor, Gıdak gıdak, gıt
gıdak, Nasıl boyun
kırıyor, Şu çapkın horoza
bak. Baba hindi
kabarmış, Ne büyüklük, ne
gurur. Hep kendini yaz
ve kış, Böyle metheder
durur. Yine yalpa
vurarak, Dolaşıyor
ördekler, Su başında
durarak, Karşıya
yüzecekler. Yaşar Nabi NAYIR
|
KANADI BENEK BENEK
Kanadı benek
benek Ufacık bir
kelebek Konmuştu
papatyaya Papatya pek
haindi Birdenbire
silkindi. Onu düşürdü suya Islanınca kanadı Kelebek uçamadı Mahkum oldu
ölmeye Bir arı
geçiyordu Hain çiçeğe
sordu Niçin öldürdün
diye Bunu yapıp
vesile O sivri iğnesiyle Geldi üstünde
kaldı Emerek derin
derin Boğulan
kelebeğin İntikamını aldı. |
YARARLI HAYVANLAR Çevremizde
dolaşır, Çeşit çeşit
hayvanlar. Bizlere pek
çoğunun, Sayısız yararı
var. Kedi, fare yakalar, Bazen de eğlendirir. Kuşlar ötüşleriyle, İç açar, neşe verir. Sadık
köpeklerimiz, Bekçidir
bahçemizde. Kümes hayvanları
çok Yarar,
beslenmemize. İnek, koyun süt verir, Doyarız etleriyle. Koyun, keçinin yünü, Bizi ısıtır böyle. At, sığır, keçi
de pek, Faydalı
yaratıklar. Bir de deniz
ürünü, Taze, güzel
balıklar. Vefa ÇAĞAN |
GÜZEL SÖZLER
·
Karıncadan
ibret al, yazdan kışa hazırlan.
· Kedi beslemeyen, fareleri besler.
· Arı bal alacak çiçeği bilir.
DÜNYA ÇOCUK GÜNÜ
( Ekim ayının ilk Pazartesi günü )
Ekim ayının ilk Pazartesi günü Dünya Çocuk Günü' dür. Çocukların
iyi yetiştirilmesi ulusların ortak sorunudur. Bu ortak sorun için ilk
çalışmalar 1923 yılında başladı. İsviçre'nin Cenevre kentinde toplanan kırk
ülkenin delegeleri Uluslararası
Çocukları Koruma Birliği'ni kurdular. Uluslararası bu kuruluş, Birleşmiş
Milletler Örgütü' nün kurulmasını izleyen yılda UNICEF' e dönüştü. UNICEF,
"Birleşmiş Milletler Çocuklara
Yardım Fonu"nun kısaltılmış adıdır. Birleşmiş Milletler Örgütü 1954
yılında oybirliği ile Ekim ayının ilk pazartesi gününü Dünya Çocuk Günü olarak
kabul etti.
Dünya Çocuk Günü evrenseldir. Birleşmiş Milletler Örgütü' ne üye
bütün ülkelerde aynı günde kutlanır. Üye ülkelerin radyo, gazete ve televizyonlarında
bu günün önemi anlatılır. Çocukların bakım ve korunmasının gerekliliği üzerinde
durulur.
Her millet, kendi çocuğuna geleceği olarak bakar. Çocuk çiçektir.
Sevildikçe mutlu olur. Çocuklar yarının büyükleridir. Geleceğin yöneticisi ve
güvencesidirler. Onların beslenme, barınma ve eğitimi her toplum için çok
önemlidir. Her çocuğun eğitimi yaşadığı devlet tarafından sağlanır.
İnsanlığın mutluluğu, dünyamızın güzelleşmesi, çocukların
korunmasın, iyi yetişmesine bağlıdır. Barış içinde yaşamak, güzellikleri
paylaşmak, eğitimle olur. Dünya Çocuk Günü çocuklar arasında ortak duygular
oluşmasını, ulusların barış içinde yaşama özlemlerinin pekişmesini amaçlar. Bu
amacın gerçekleşmesi için Birleşmiş
Milletler Genel Kurulu, 1959 yılında daha iyi bir yaşam, mutlu bir çocukluk
dönemi için Çocuk Hakları Bildirisi'
ni yayınladı.
Ülkemizde çocuklara sağlık hizmeti götürmek amacıyla çocuk
hastaneleri açılmıştır. Çocuk yaşta suç işleyenlerin iyiye yöneltilmesi için Çocuk Islahevleri kurulmuştur. Büyük
yerleşim merkezlerinde çocuk bahçeleri vardır. Çocukların yararlandığı çocuk
kitaplıkları kurulmuştur. Öte yandan anasız, babasız çocukların korunması,
bakımı, barındırılması için Çocuk
Esirgeme Kurumu ve Yetiştirme
Yurtları açılmıştır.
Dünyanın neresinde bulunursa bulunsun, bütün çocukların mutlu ve
sağlıklı olmaları tüm ulusların ortak isteği olmalıdır. Geleceğin büyüğü olan
çocuklarımıza gereken özeni gösterelim, sevelim, koruyup eğitelim. Sağlıklı
toplumlar ancak bu çalışmalar ile oluşacaktır.
Dünya Çocuk Günü'nde okullarda, sınıflarda günün anlam ve önemi
üzerinde durulur. Dünya Çocuk Hakları ve Türk Çocuk Hakları Bildirileri okunur.
Bildirilerde belirlenen belli başlı haklar konusunda açıklamalar yapılır.
DÜNYA ÇOCUK HAKLARI BİLDİRİSİ
1-
Her
çocuk bu bildiride belirtilen haklardan yararlanmalıdır. Hiç bir çocuk ırk,
renk, cinsiyet, dil, din, siyasal inanç nedeniyle ayrı tutulamaz.
2-
Her
çocuk korunacak ve özel bakım görecektir. Çocuğun iyi koşullar altında, zihnen,
bedenen gelişmesi sağlanacaktır. Buna ilişkin düzenlemeler yasalarla güvence
altına alınacaktır. Bu amaçla hazırlanacak yasalarda çocuk yararına olacak
durumlar göz önünde tutulacaktır.
3-
Her
çocuk doğduğu andan başlayarak isme ve yurttaşlığa hak kazanmalıdır.
4-
Çocuk,
sosyal güvenlikten yararlanmalıdır. Sağlıklı büyüyüp gelişmesi için gereken her
çaba gösterilmelidir.
5-
Sakat
çocuklar için özel bakım ve eğitim uygulanmalıdır.
6-
Çocuktan
sevgi esirgenmemelidir. Ailesi olmayan ve yoksul çocuklara özel ilgi
gösterilmelidir.
7-
İlkokul
eğitimi parasız ve zorunlu olarak çocuğa sağlanmalıdır. Çocuklar genel
bilgilerini arttıracak, yeteneklerini geliştirecek toplumsal sorumluluklar
yüklenecek biçimde eğitilmelidir. Çocuğun eğitiminden sorumlu kişiler eğitime,
öğretime ayrı bir özen göstermelidir. Çocuk; bir tür eğitim olan oyun oynamak
ve dinlenmek olanaklarına sahip olmalıdır. Yöneticiler çocuklara bunları
sağlamalıdır.
8-
Sosyal
yardım ve korunma konusunda çocuk ilk düşünülen olmalıdır.
9-
Çocuk
her tür kötülük ve sömürüden korunmalıdır. Çocuk, her ne biçimde olursa olsun
alım satım konusu olmamalıdır.
10-
Çocuk
ırk, din ve insanlar arasındaki ayrılık yaratan baskılardan titizlikle
korunmalıdır.
TÜRK ÇOCUK HAKLARI BİLDİRİSİ
Birleşmiş Milletler Çocuk
Hakları Bildirisi'nin ışığı altında Türk Çocuk Hakları Bildirisi hazırlandı. Bu
bildiri 28 Haziran 1963 günü UNESCO Türkiye Milli Komisyonu 7. Genel Kurulunda
kabul edildi.
1- İyi bakım, iyi yetiştirilme ve çocuğa uygun
bir eğitim, her yerde ilgi, sevgi ve yardım görme her Türk çocuğunun hakkıdır.
Resmi, özel her kurum, her yurttaş bu çocuk hakkını tanımak, eldeki olanaklarla
onu gerçekleştirmek yükümlülüğündedir. Sıkıntı içinde bulunan çocuğun
kurtarılmasına öncelik verilir.
2- 16 yaşından önce hiç bir çocuk resmi
öğrenimden alıkonularak özel işlerde çalıştırılamaz. Hiç bir şekilde
sömürülemez.
3- Her ana baba çocuğuna bakmak, onu bilgili,
becerili ve en iyi şekilde yetiştirmekle yükümlüdür. Orta dereceli öğrenime
devam etmeyen, edemeyenlerin gerekli bilgi ve becerileri kazanmaları için
devlet kurslar açar. Ana babanın yeterli olmadığı durumlarda bu görev çocuğun
birinci derece yakın akrabalarına ve devlete düşer.
4- İlk öğrenimden sonra orta dereceli okullara
devam etmeyenler, edemeyenler için teknik, tarımsal bilgi ve beceri kazandıran
kurslar açılması ve bu kurlardan çocukların yararlanması için Milli Eğitim
Bakanlığı, Belediye Başkanlığı ve muhtarlar işbirliği yapmakla yükümlüdür.
5- Sakat ve uyumsuz çocukların
iyileştirilmeleri, yaşama zorluğu çeken çocukların kurtarılmaları, durumlarına
uygun bir meslek için kendi yaşamlarını kazanacak derecede başarılı ve güçlü
yetiştirilmeleri ana baba ile birlikte
devletin ve bu amaçla kurulmuş örgütlerin ödevidir.
6- Çocuğun korunması ile ilgili yasalar
öncelikle hazırlanıp çıkarılmalı, geciktirilmeden uygulanmalıdır.
AÇIKLAMA -2-
Bugün küçüğüz. Ama yarın büyüyeceğiz. Okuyup ailemize. milletimize
ve devletimize faydalı insanlar olacağız. Subay, doktor, avukat, öğretmen,
hakim, mühendis, memur, tüccar olup, yurdumuza hizmet edeceğiz.
Henüz küçük olduğumuz için, her ihtiyacımızı annemiz ve babamız
karşılar. Babamız dışarıdaki ihtiyaçlarımızı karşılar. Annemiz bize bakar,
yiyecekleri pişirir, giyeceklerimizi diker ve onarır. Annesiz ve babasız
çocuklara "Çocuk Esirgeme Kurumu" bakar.
Bir ülkenin geleceği için, çocuk çok önemlidir. Gelecekte
büyüyecek olan bu çocuk, vatanına hizmet edecektir. Ailesine yardımda
bulunacaktır. Bunun için, çocukların sağlıklı büyümeleri ve eğitilmeleri
gerekir. Ahlaklı, dürüst, vatansever olarak yetiştirilen insanlar, vatanları
için bir teminattır.
Cumhuriyet döneminde, yüce Atatürk'ün emriyle, Türk çocuklarının
en iyi şekilde yetiştirilmesine çalışıldı. Sağlığına, eğitim ve öğretimine önem
verildi. Çocukların okumaları için her kademede okullar açıldı. Çocuk bakım
evleri, doğum evleri, çocuk hastaneleri, çocuk yuvaları kuruldu. Yardım kurumları
eliyle kimsesiz çocuklara yardım edilmektedir. Okullarımızda çocukların eğitimi
ve sağlığı üzerinde çok dikkatlice durulur. Anne, baba ve öğretmenler bizim çok
iyi bir insan olarak yetişmemiz için uğraşırlar. Biz de, bu emekleri boşa
çıkarmayalım. Çok çalışalım. Büyüklerimizin sözünü dinleyelim. Herkesle iyi
geçinelim. Yoksul, kimsesiz arkadaşlarımıza yardım edelim.
Çocukların kıymetini bilen, onlara önem veren milletler, iyi bir
neslin yetişmesi için çalışırlar. Okullar, çocuk tiyatroları, çocuk kütüphaneleri,
çocuk parkları ve bahçeleri yaparak, çocukların en iyi biçimde yetişmelerini
sağlarlar.
Gazete, dergi,
kitap, çeşitli çocuk yayınları, çocukların eğitim, öğretim, kültür ve bilgi
bakımından gelişmeleri için çıkarılır. Radyo ve televizyonlarda çocuklar ile
ilgili programlar düzenlenir.
Atatürk, hiç bir milletin
yapmadığını Türk çocukları için yaptı. En büyük bayramımız olan 23 Nisan Milli
Egemenlik Bayramı'nı bize armağan etti. Bugün bu bayram, çocuk bayramı olarak
kutlanıyor. Vatanımızı düşmandan kurtaran Atatürk, Türk çocuklarından
vatansever olmalarını ister. Vatanın bir karış toprağını bile canları pahasına
da olsa kimseye vermemesini, gerektiğinde seve seve canlarını vermelerini
ister. İyi birer yönetici olarak yurdumuzun yücelmesine ve kalkınmasına
yardımcı olmalarını ister.
Çocuklara önem veren milletler,
Ekim ayının ilk Pazartesi gününü "Dünya Çocuk Günü" olarak kabul
etmişlerdir. Bu günde çocukların iyi yetişmeleri ve korunmaları üzerinde
durulur. Kimsesiz çocuklara yardımlar yapılır. Çocukların iyi birer insan
olarak yetiştirilmelerine uğraşılır. Irk, dil, din farkı gözetilmeden bu yardım
yapılmalıdır.
Sevgili Arkadaşlar!
Ekim ayının ilk Pazartesi günü, bütün dünyada çocuk günü olarak
kutlanır. Çocuk sorunları ilk kez, 1923 yılında İsviçre’nin başkenti Cenevre’de
yapılan bir toplantıda tartışılmıştır. Bu toplantıda, “Uluslar arası Çocukları
Koruma Birliği” adıyla bir birlik kurulmuş ve benimsenen çocuk hakları,
“Cenevre Bildirisi” adıyla yayınlanmıştır. Daha sonra birçok ülkede, “Çocuk
Esirgeme Kurumları” kurulmuştur.
1946 yılında yapılan, ikinci uluslar arası toplantıda çocuk
hakları daha da geliştirilmiştir. 1953 yılında ise çocuk sorunlarıyla ilgilenme
görevi, “UNICEF”e verilmiştir. UNICEF, Birleşmiş Milletler Çocuklara Yardım Fonu’nun
kısaltılmış adıdır. 1954 yılında yapılan UNICEF toplantısında, Ekim ayının ilk
Pazartesi gününün Dünya Çocuk Günü olarak kutlanması kararlaştırılmıştır.
Ülkemiz, çocuklara hak tanıyan ilk ülkelerdendir. Ne yazık ki
günümüzde, kimsesiz ve bakıma muhtaç çocukların sayısı hızla artmaktadır. Her
köşe başında karşılaştığımız ve “Sokak Çocukları” dediğimiz binlerce çocuk,
bakıma, sevgiye ve ilgiye muhtaçtır. Bu çocuklara yardım en önemli
görevlerimizden olmalıdır.
Birleşmiş Milletler Genel Kurulu, 1959 yılında çocuk hakları
bildirisi yayınladı. Bu bildirideki en önemli ifadeler şöyledir:
1.
Hiç
bir çocuk ırk, renk, cinsiyet, dil, din, siyasal inanç nedeniyle ayrı
tutulamaz.
2.
Her
çocuk korunacak ve özel bakım görecektir.
3.
Her
çocuk doğduğu andan başlayarak isme ve yurttaşlığa hak kazanmalıdır.
4.
Her
çocuk, sosyal güvenlikten yararlanmalıdır. Sağlıklı büyüyüp gelişmesi için
gereken her çaba gösterilmelidir.
5.
Sakat
çocuklar için özel bakım ve eğitim uygulanmalıdır.
6.
Hiç
bir çocuktan sevgi esirgenmemelidir. Ailesi olmayan ve yoksul çocuklara özel
ilgi gösterilmelidir.
7.
İlköğretim
parasız ve zorunlu olarak çocuğa sağlanmalıdır. Çocuk; bir tür eğitim olan oyun
oynamak ve dinlenmek olanaklarına sahip olmalıdır.
8.
Sosyal
yardım ve korunma denildiğinde, ilk akla gelen çocuk olmalıdır.
9.
Çocuk
her tür kötülük ve sömürüden korunmalıdır.
10.
Çocuk
ırk, din ve insanlar arasındaki ayrılık yaratan baskılardan titizlikle
korunmalıdır.
Bütün çocuklar için, daha güzel bir gelecek diliyorum...
DÜNYA ÇOCUK GÜNÜ
Dünya çocuk
gününde, Neşeliyiz
hepimiz. Bizi mutlu
yapana, Çok teşekkür
ederiz. Evet bugün
küçüğüz, Yarın
büyüyeceğiz. Sizin
işlerinizi, Bizler
yürüteceğiz. "Çocuk
umuttur" diye, Büyük Ata'ma
minnet! Bekliyoruz
sizlerden, Himaye, sevgi,
şefkât. Hayriye GARİBOĞLU |
ÇOCUK
Çocuk deyip geçmeyin, Onun da dünyası
var. Güzel- çirkin
seçmeyin, Her çocuk şefkât
arar. Bir kez düşün
kendini, Çocuktun daha
önce. Eksik etme
sevgini, Bir küçüğü
görünce. O, yuvada bir
çiçek, Sonra meyve
verecek. Toplum doğacak
ondan, Ülkemiz
yükselecek. İbrahim ŞİMŞEK |
ÇOCUKLUK
Affan Dede’ye para saydım, Sattı bana çocukluğumu. Artık ne yaşım var ne adım; Bilmiyorum kim olduğumu. Hiçbir şey sorulmasın benden; Haberim yok olan bitenden. Bu bahar havası, bu bahçe; Uçurtmam bulutlardan yüce. Havuzda su şırıl şırıldır. Zıpzıplarım pırıl pırıldır. Ne güzel dönüyor çemberim; Hiç bitmese horoz şekerim! Cahit Sıtkı TARANCI |
ÇOCUK
Böyle çıtır çıtır Çıtırdamazdı ocaklar Sen olmasan. Mırıl mırıl Ninni bilmezdi dudaklar Sen olmasan. Neye yarardı oyuncaklar Sen olmasan. Ve soğurdu, yavrum, kucaklar Sen olmasan. Arif Nihat ASYA |
BİZ YARININ BÜYÜKLERİ
Bir güneşiz yarınlara, Sevgi yazdık alınlara, Açılmışız ufuklara, Amacımız hep ileri, Esmer, sarı, beyaz, zenci, Biz yarının büyükleri. Bin hayat var çalışmakta, Bin sevinç var başarmakta, Bir çiçeğiz şu toplumda, Amacımız hep ileri, Esmer, sarı, beyaz, zenci, Biz yarının büyükleri. Kalpte sevgi, çıktık yola, Barışçıyız hep kol kola, Tüm çocuklar mutlu ola, Amacımız hep ileri, Esmer, sarı, beyaz, zenci, Biz yarının büyükleri. Kenan
AKANSU |
ÇOCUK
Sıhhatine önem verip, Sağlam çocuk büyütmeli. Temiz, güzel duyguları, Her çocuğa öğretmeli. Bilmeliyiz, çocuklardır, Yarının büyükleri, Onlar bir gün yönetecek, Dünyadaki devletleri. Mini mini çocuklara, Candan sevgi beslemeli. Çalışkanı, temizleri, Bulup bulup hep
sevmeli. Nerede görsek düşkün
çocuk, Sıcak ilgi duymalıyız. Acısına dertlerine Biz de ortak olmalıyız. Barış olsun, savaş olsun, Çocukları sevmeliyiz. Hepsine de değer verip, Kıymetini bilmeliyiz. Hasan
ŞEN |
YEŞİL ÇAĞ
Sizin yaşınızda olmak ne iyi çocuklar Ne iyi Asıp düşünceyi bulutlara Hür kelebekler gibi Sizin elleriniz ne ince çocuklar Ne ince Solmasın sevinciniz Deli bir rüzgar değince Sizin gözleriniz ışıl ışıl çocuklar Işıl ışıl Duymayın körpe yüreklerinizde Endişesini kışın Yalnız sizin sevginiz gerçek çocuklar Yalnız sizin Sizde mavisi, sizde rüzgarı Gök ve denizin. İlhan GEÇER |
BİR ÇOCUK BAHÇESİNDE
Çocuklar beni de
alın içerinize, Ben de güzel oyunlar
oynamayı bilirim, Çocuklar,
imreniyorum şimdi size, Yıllar oluyor ki
kırıldı çemberim. Benim de devleri
vardı masallarımın, Keloğlan
kahramanıydı sihirli dünyamın, Periler uyurdu
altında kiraz dallarının, Bir çini kadar
zengindi içi dünyamın. Benim de
sapanlarım vardı söğüt dalından yapılı Benim de
kuşlarım vardı kafessiz ve şen, Bir güzel evim
vardı ki altın kapılı, Benim de bir
annem vardı ağlarken gülen. Ceyhun Atuf KANSU |
BEBEĞİN
DUASI Beşiğimi Yapsam
gemi Kürek
yapsam Ellerimi Bir büyüsem Tıpış tıpış Bir yürüsem Bir
konuşsam Sonra
sussam Cicilerle İncilerle Bir büyüsem Badi badi Bir yürüsem. Mustafa Ruhi ŞİRİN |
DÜNYA ÇOCUKLARI
Yaşamak
gerekiyorsa eğer, Bir çocuk oyunu
kadar renkli olsun. Dünyayı
kardeşlik dallarında, Uçan kuşlar
doldursun. Sen dargınlık
ağacı barış ve yemiş ver. Birleşiniz bütün
dünya çocukları, Kalp
kırılmadıkça sürüp gider oyun. Yorulunca bir
dost sesiyle uyuyun, Sabah, kalbinize
örtsün şafakları… Tanrım
yorgunluktan koru bu ayakları, Bu küçük ayaklar
böyle hep beraber Oraya, o kardeş
bayramına gider Kucaklaşır bütün
dünya çocukları. Ceyhun
Atuf KANSU |
|
TÜRK ÇOCUKLARIYIZ Alın açık başlar dik, Yurtta yavru arıyız. Göğüs kalkan, kol çelik Biz Türk çocuklarıyız. Bizi kimse yenemez, Yüce bayrak inemez; Hür sesimiz dinemez, Biz Türk çocuklarıyız. Düşmanıyız yatanın, Kuvvetiyiz vatanın, Yolundayız Ata’nın, Biz Türk çocuklarıyız. Özgürlük, ulus, vatan; Damarda bunlar atan, Yurda şeref, şan katan, Biz Türk çocuklarıyız. Mustafa
YILMAZKAYA |
ÇOCUKLAR KARDEŞ OLDU MU Daha bir ballanır uyku Çocuklar kardeş oldu mu Barışır artık kurt kuzu Çocuklar kardeş oldu mu Düşler denizine doğru Mutluluk bin yelken açar Her yürek bir altın pınar Çocuklar kardeş oldu mu Daha bir ışıldar akarsu Çocuklar kardeş oldu mu Kucaklaşır batıyla doğu Çocuklar kardeş oldu mu Ne açlık kalır ne korku Korudaki fidanlar gibi Sevip sevip birbirini Çocuklar kardeş oldu mu Tahsin SARAÇ |
ÇOCUKLAR
Kulak verin seslere, Bak ne diyor çocuklar. İçerdeki tasayı, Yok ediyor çocuklar. Taşırlar ünümüzü, Açarlar önümüzü, Karanlık günümüzü, Ak ediyor çocuklar. Güldürürler yüzleri, Yaş görmesin gözleri, Kaderdeki azları, Çok ediyor çocuklar. Sesleri gönüllerde, Yükselir perde perde, Başımızı her yerde, Dik ediyor çocuklar. Artarlar sayı sayı, Olurlar teyze, dayı, Ak yüzle yaşamayı, Hak ediyor çocuklar. Halil SOYUER |
BEBEĞİN UYKUSU
Uyu, ışık yüzlü çocuk, Uyu, nergiz gözlüm uyu! Güzel olur mu yolculuk Annen özler o uykuyu... Günün altın arabası Yüce dağlar ardındadır. Uyandırma, sus ablası, Uyku masal tadındadır. Uyusun bir uyusun da Yine oynar gün boyunca Susun kuşlar, hep susun da, Düşler görsün uça uça... Uyu, ışık yüzlü çocuk Uyu, masal kuşum uyu! Güzel olur o yolculuk, Dolaşırsın gökler boyu... Coşkun ERTEPINAR |
BEN DE BİR ÇOCUĞUM
Ben de bir
çocuğum, diğerleri gibi, Şefkatle
öpülmek, sevilmek isterim. Ellerimde tutsun
büyüklerim, Annesinin
yanında bir çocuk görsem, Kederle dolar,
yaşlı gözlerim. Ben de bir
çocuğum diğerleri gibi, Neşeyle dolup
gülmek isterim. Bir sevgi
denizinde, Açılmak sonsuza
doğru. Ninnilerle,
türkülerle büyümek, Bayramların
bayram olduğunu bilmek, Her çocuk gibi
benim de hakkım. Sıcak bir
yuvadır düşlerim, Ne olur, beni de
görün, Beni de sevin büyüklerim. Arife HANCI |
BİR DÜNYA BIRAKIN
Oynaya oynaya
gelin çocuklar El ele, el ele
verin çocuklar. Bir vatan bırakın biz çocuklara Islanmış olmasın göz yaşlarıyla. Bir bahçe
bırakın biz çocuklara Göklerde yer
açın uçurtmalara. Oynaya oynaya gelin çocuklar El ele, el ele verin çocuklar. Bir barış
bırakın biz çocuklara Ulaşsın şarkımız
güneşe ve aya. Oynaya oynaya gelin çocuklar El ele, el ele verin çocuklar. Bir dünya
bırakın biz çocuklara Yazalım üstüne
sevgili dünya Oynaya oynaya gelin çocuklar El ele, el ele verin çocuklar. Adnan ÇAKMAKÇIOĞLU |
ÇOCUK ESİRGEME MARŞI
Türk çocukları, Türk çocukları, Gözler ileri, başlar yukarı. Yarınki hayat yurt ufukları Her şey sizindir Türk çocukları. Çocuklar aziz vatan malıdır, Ulu ağacın birer
dalıdır, Yardım görmeli,
bakılmalıdır, Özü ateşli Türk
çocukları. Çocuktur hak tarihini yapan, Hakk’a tapar çocuğa tapan, Ey kalbi çarpan secdeye kapan, Geçiyor, büyük Türk çocukları. Bakımsız çocuk cansız
melektir. Bakımlı çocuk demir
bilektir. Çocuk sevgisi Türk’e
dilektir Yaşasın Türk çocukları. Aka GÜNDÜZ
|
ÇOCUK
Çiçek olur açılır, Koku olur saçılır, Ondan vaz mı geçilir? Çocuk evin şenliği, Yurdun egemenliği... Kuş olur dalımızda, Tat olur balımızda, Ak akçe elimizde, Çocuk evin şenliği, Yurdun egemenliği... Çocuk baş tacımızdır, Şifa ilacımızdır, Tükenmez gücümüzdür Çocuk evin şenliği, Yurdun egemenliği... En yüce dağımız o, En güzel çağımız o, Varımız, yoğumuz o, Çocuk evin şenliği, Yurdun egemenliği... Tarık ORHAN
|
ÇOCUK VE BAHAR
Senin inci çiçeklerin varsa bahar, Benim de inci dişlerim var. Senin mavi bulutların varsa, Benim de mavi gözlerim var. Senin pembe ufukların varsa, Benim de yanaklarım var. Senin yağmurların, çiğlerin, Şebnemlerin varsa, Benim de göz yaşlarım var. Senin denizlerin varsa, Benim de yelkenli gemilerim var. Senin kuşların varsa, Benim de uçaklarım var. Senin rüzgarın varsa, Benim de uçurtmam var. Senin ayın, yıldızların varsa, Benim de bayrağım var. Bayrağım gibi geldin yurduma Bahar Mehmet Necati
ÖNGAY
|
ÇOCUK
Oynayın çocuklar
tutun el ele Sevinç neşe ile
dolanın gezin, Bu eşsiz vatanı
bezeyin güle Şanlı bayrağımız göğe yükselsin, Atatürk yoludur yolunuz sizin. Milletin baş tacı, milletin kolu Yarının büyüğü olan çocuklar, Sizin tuttuğunuz ışıklı yolu, Gördükçe kalbimiz gururla dolu, Pembeleşsin yurtta bütün ufuklar. Ali Osman ATAK
ÇOCUK MARŞI
Türk çocukları!
Türk çocukları! Gözler ileri,
başlar yukarı Yarınki hayat,
yurt ufukları Her şey sizindir
Türk çocukları! Çocuklar aziz
vatan malıdır, Ulu ağacın birer
dalıdır. Yardım görmeli,
bakılmalıdır, Özü ateşli, Türk
çocukları! Aka GÜNDÜZ (Beste: Zeki ÜNGÜR |
ÇOCUK
Çiçek olur
açılır, Koku olur
saçılır, Ondan vaz mı
geçilir ? Çocuk evin
şenliği, Yurdun
egemenliği, Kuş olur
dalımızda, Tat olur
balımızda, Ak akçe
elimizde, Çocuk evin
şenliği, Yurdun
egemenliği, Çocuk baş
tacımızdır, Şifa
ilacımızdır, Tükenmez
gücümüzdür, Çocuk evin
şenliği, Yurdun
egemenliği, Tarık ORHAN |
EVCİK
|
BEBEK
Evimize nerden geldi bu
bebek. Küçücük burnu, ağzı,
elleri, Kıpkırmızı
yanakları var: Ağlayıp
duruyor sabahlara kadar. Korkuyor
çıkmaya kundaktan. Durmadan
ninni istiyor canı Uykusunda
gülüyor bazen.. Artık
benim bir kardeşim var, Ne
iyi insanın bir kardeşi olmak... Yarın
o da benim gibi güler yüzlü Kocaman
bir çocuk olacak... O
zaman bütün defterlerimi, kitaplarımı “Hepsi
senin olsun” diye ona vereceğim. Sonra
bir sabah elinden tutup, Okula
götüreceğim... Şükrü Enis REGÜ |
|
|
Kapı önünde Ayşe, Hanım hanımcık iş gördü, Sonunda kendine göre Bir yuva kurdu. İlk ben oldum misafiri, Güle güle otur’a gittim. Bir yüksük-fincanda getirdiği Hayal kahveyi içtim. Kibrit kutusu şeklinde Oturmuştuk bahçeye karşı. Ortada hokkadan bir masa, Üstünde örtü yerine Yaldızlı çikolata kağıtları. Gözüm gazoz kapaklarına gitti, Sorup öğrendim; Kapkacakmış. Toplamış sokaktan ucu yanmış kibritleri: Bu kış odun yakacakmış. Yangın yeri bir arsadan bulduğu Cam kırıkları; Para. Ev çevirmek kolay, diyordu, İş tutumlu olmakta. |
Ayşe’yi o anda görmeliydiniz! Eski kadınların kanıyla evcimen Sisli geleceklere hazırlık Çıkmış çocuk varlığından Zamanların ötesine tertemiz. Ayşe’m gibi, dünyada, Ayşe’ler dolu. Hepsi “evcik” oynar Öteden beri. Ayşe’ler büyür, Günün birinde Oyun-ev’leri Sahici olur. Ama hepsinin mi? Hepsinin değil. Ayşe’lerin kimisi Yuvadan evden yoksun Sert rüzgarlar önünde Güz yaprakları gibi Boşluklara savrulur. Behçet
NECATİGİL
|
|
BAYRAM
YERİ
Anne, bugün bayram, Haydi giydir yeni elbiselerimi! Saçımı tara, mendilimi ver. Bugün çok güzel olmalıyım, Elini öpeceğim babamın, amcamın, Sonra bayram yerine gideceğim! Görsen neler var bayram yerinde, Parayla atılan tüfekler, Hele o salıncaklar, horoz şekerleri, Sıra sıra dizilmiş oyuncaklar, Atlı karıncalar üstünde Dönüp duruyor çocuklar!.. Şükrü Enis REGÜ |
BAYRAM
YERİ
Anne, bugün bayram, Haydi giydir yeni elbiselerimi! Saçımı tara, mendilimi ver. Bugün çok güzel olmalıyım, Elini öpeceğim babamın, amcamın, Sonra bayram yerine gideceğim! Görsen neler var bayram yerinde, Parayla atılan tüfekler, Hele o salıncaklar, horoz şekerleri, Sıra sıra dizilmiş oyuncaklar, Atlı karıncalar üstünde Dönüp duruyor çocuklar!.. Şükrü Enis REGÜ
|
BAYRAM
YERİ
Anne,
bugün bayram,
Haydi
giydir yeni elbiselerimi!
Saçımı
tara, mendilimi ver.
Bugün
çok güzel olmalıyım,
Elini
öpeceğim babamın, amcamın,
Sonra
bayram yerine gideceğim!
Görsen
neler var bayram yerinde,
Parayla
atılan tüfekler,
Hele o
salıncaklar, horoz şekerleri,
Sıra
sıra dizilmiş oyuncaklar,
Atlı
karıncalar üstünde
Dönüp
duruyor çocuklar!..
Şükrü
Enis REGÜ
|
BAYRAM
YERİ
Anne,
bugün bayram,
Haydi
giydir yeni elbiselerimi!
Saçımı
tara, mendilimi ver.
Bugün
çok güzel olmalıyım,
Elini
öpeceğim babamın, amcamın,
Sonra
bayram yerine gideceğim!
Görsen
neler var bayram yerinde,
Parayla
atılan tüfekler,
Hele o
salıncaklar, horoz şekerleri,
Sıra
sıra dizilmiş oyuncaklar,
Atlı
karıncalar üstünde
Dönüp
duruyor çocuklar!..
Şükrü
Enis REGÜ
|
·
Çocuk
bugünün yarını, yarının umududur.
·
Çocuk
kokusu, cennet kokularındandır.
·
Çocuğuna
değer veren uluslar ölmez.
·
Bugünün
çocuğu, yarının büyüğüdür.
·
Çocuklar
donmamış beton gibidir. Üzerlerine ne düşerse iz bırakır.
·
Çocuk,
ulusun en kutsal varlığıdır.
·
Çocukların
nasihata değil, iyi örneğe ihtiyaçları vardır.
·
Çocuk,
yuvanın mutluluğudur.
·
Çocuklar
geleceğin teminatıdır.
·
Çocuklar
çiçektir.